Bana esmeyi anlat

Sabahın erken saatleri. Bayramın birinci günü… Deli gibi yağmur yağıyor… Ve biz, hastane odamızda, eşimle birbirimize sarılmış ağlıyoruz. Oğlumuz, yenidoğan yoğun bakım servisinde. “Bebeğiniz iyi” diyorlar. Görmek istiyoruz. “Makinadan ayrılsın öyle” diyorlar. “Ne makinası?” diye soramıyoruz. Hiç bir şey bilmiyoruz… Hiç bir şeyin farkında değiliz. O kadar cahil, o kadar şaşkın, o kadar aptalız ki. Tansiyonum 22, başım ağrıyor, burnumdan (büyük ihtimalle beni felç olmaktan kurtaran) kanlar geliyor, annem çıldırıyor, hastaneyi birbirine katıyor. Koluma bir şeyler sokup çıkartıyorlar. Bebek hemşiresi mavi bir kutu getiriyor. “Bu ne?” “Kolostrumunuzu alacağız, bebeğiniz için çok gerekli” “Sütüm var mı ki şimdi benim?” “Vardır vardır…” Makina acaip bir ses çıkartıyor. Kocamla alık alık etrafa bakıyoruz. Dünya etrafımızda dönüyor, hayat akıyor, biz donuyoruz.

Telefon çalıyor. Açıyorum. Cıvıl cıvıl bir ses. “Yoğun bakımdan arıyorum. Gelebilirsiniz” diyor neşeyle. Ben yürüyemem ki. Külçe gibi yatıyorum. “Yürürsün kızım, bebeğin için öyle bir yürürsün ki…” diyorlar annem ve kayınvalidem. Üç metreyi sekiz dakikada falan alıyoruz. Yalan söyleyemem, ayaklarım geri geri gidiyor. Hazır değilim. Ne göreceğimi bilmiyorum. Bebeğim hala içimde olsun istiyorum.

Zili çalıyoruz. Gülümseyerek açıyor hemşire. Ameliyat önlükleri giyiyoruz, iki kere ellerimizi yıkıyoruz. Dezenfektanlanıyoruz. O kadar endişeliyim ki, utanmasam geri döneceğim. “İsim koydunuz mu?” diyor. “Hayır” diyoruz, “gördüğümüzde koyacaktık” Büyük bir odaya geçiyoruz. Küvözler içinde bir sürü bebek. Çoğu boyunun en az dört katı büyüklüğündeki aletlere bağlı. Gözlerimle etrafı tarıyorum: “Bu mu? Yoksa bu mu? Lütfen bu olmasın” Bizi başka bir yere götürüyorlar. Ayrı bir yerde tek başına  yatıyor oğlumuz. Zangır zangır titriyorum… Kocama dayanıyorum ama onun da pek ayakta duracak hali yok. Yavaşça yaklaşıyorum. Acımasızca gelebilir fakat o anda hissettiğim tek şey hayalkırıklığı. Camdan bakıyorum. Çok minik. Düşündüğümden de minik. Birden boğulur gibi ağlamaya başlıyorum. Hemşire “Lütfen ağlamayın. Sütünüz azalmasın. Bebeğin sütünüze çok ihtiyacı var” diyor. Hemen susuyorum, hemen. Küvözün penceresini açıyor. “Dokunabilirsiniz, konuşun onunla” diyor. “Oğlum… Miniğim, hoşgeldin” diyorum.  “Seni öyle merakla bekledik ki. Ama bu kadar acele etmene gerek yoktu” Gülüyoruz. Birden arkasındaki ekrana takılıyor gözüm. Rakamlar var, yükseliyor. Soruyoruz “Bu rakam ne?” “Nabzı” diyor. “Sesinizi duyunca heyecanlandı” “Siz konuşunca da oluyor mu?” diye soruyorum. “Hayır, şu an yalnızca sizin sesinizi tanır” diyor. Başımı küvözün camına dayıyorum. Doğanın o muhteşem mucizesine hayranlıkla bakıyorum. Gücünden, direncinden ilham alarak “İyi olacağız minik oğlum. Çok iyi olacağız” diyorum. Göğüslerimden bir anda şakır şakır sütler akıyor. Hemşire ıslanan hastane önlüğümü farkediyor. “Hadi koşun odanıza sağın, ben sizi sonra yine ararım” diyor. Odamıza geliyoruz. Eşim soruyor “İsim düşünmemize gerek yok herhalde” “Yok” diyorum.

Rüzgar’la böyle tanışıyoruz. Dünya için sıradan bir varlık, bizim için ise bütün bir dünya…

Oğlumuz bu gün dört yaşında. Yine güçlü, yine dirençli, hala inatçı. Şükürler olsun… Her gün değişiyor. Onunla birlikte biz de değişiyoruz. Daha umutlu, daha kuvvetli, daha inançlı, daha sabırlı bazen ise çok çaresiz ve zavallı oluyoruz. Bazen kabulleniyor, bazen isyan ediyoruz. Sevginin sonsuzluğunu deneyimliyor, hayal kurmayı, şükretmeyi öğreniyoruz.

Güzel oğlum, iyi ki geldin, iyi ki bizi seçtin ve asla bırakmadın… İlk tanıştığımızda sana biraz soğuk davrandıysam kusura bakma, hormonlarıma ver 🙂

Harika bir hayat bizi bekliyor. Şansın bol olsun.

Seni çok seviyoruz.

” Genç ve serbest iken ve hayal gücüm sınır tanımazken dünyayı değiştirmeyi düşlerdim. Yaşlandıkça ve akıllandıkça, dünyanın değişmeyeceğini anladım. Bu yüzden, bakış açımı biraz daraltarak yalnızca ülkemi değiştirmeye karar verdim. Ama, bu da değişmez göründü. Alacakaranlık yıllarıma yaklaştığımda, son bir umutsuz girişimle, yalnızca ailemi, yani bana en yakın olan insanları değiştirmeye razı oldum; ama ne yazık ki hiçbiri değişmedi. Ve şimdi, birden şunu fark ettim: En başında yalnızca kendimi değiştirseydim, o zaman, mesela ailemi değiştirirdim. Onlardan aldığım ilham ve cesaret ile, ülkemi daha iyi bir hale getirebilirdim. Ve kim bilir, belki dünyayı bile değiştirebilirdim.”
Westminster Abby’de bir Anglikan kilisesi piskoposunun mezar taşından (MS 1100)

Reklamlar

48 thoughts on “Bana esmeyi anlat

  1. Canım arkadaşım, iyiki doğurmuşsun, iyiki doğmuş “RÜZGAR”‘ım her zaman mutlu ve sağlıklı günlerini görelim.

  2. çok harika bir anlatımla Rüzgar’ın yeni yaşını öğrenmiş bulunduk. Ailecek mutlulukla ve sağlıkla nice yıllara…

  3. dün ağlamaktan gözlerim şiş ve bugün de dünkü ağlamalar yüzünden migren çekmekteyim.

    şimdi yine ağlıyorum, biz anneler deli miyiz, bir garibiz?! insan başının ağrısından korkup ağlamayı kesemiyor ki, manyak oldum iyice.

    o Rüzgar’ın dudakları ne hoş, ne güzel bir bebek!
    iyi ki doğmuş.. Allah uzuuuuuuuuuun ve sağlıklı ömürler versin Rüzgar’a, evlatlarımıza, anne babalarımıza, bizlere…

    • Amiinn, hepimiz uzun+sağlıklı yaşayalım, hep mutluluklarını görelim çocuklarımızın.
      Deli Anne’ye de yazdım, ben de kıvranıyorum günlerdir migrenden. Hayırdır inşallah, sen yazıdan önce neden ağlamıştın? İnşallah hormonal, saçma bir şeydir 🙂

  4. Ben de ağladım bak şimdi. Hem de çatlayan bir başağrım, uykusuzluğum, delirdiğim ve delirttildiğim bir anda.. ohh yarasın!

    Benzer yollardan geçmişiz Görkem’im.. Kerim’de buna çok yakın şeyler yaşadım. 2.bebekti ama ben gene donmupştum, ne komut verilse onu uyguluyordum.. bu yüzden daha çok ağladım..

    neyse.. Asıl kkonuya dönmek laızm: Rüzgar’ımızın doğum günü kutlu ve mutlu olsun. Daha niceeeeeeeeee nice yıllar sağlıkla, huzurla ve sevdikleriyle olsun inşaallah.. öperim çok seni de:)

  5. Nice Mutluluk ve Sağlıkla Dopdolu Ailenle Bİrlikte Up Uuuzun Yıllara Rüzgar Abiciğim. Ben Cansın ve daha doğmadan beri seni çok seviyor ve örnek alıyorum. Annem sanırım yakında beni İzmir’e getirecek sanki, o zaman seninle oyun oynamayı heyecanla bekliyorum. Ne çabuk geçmiş değil mi yıllar Rüzgar Abiciğim sen 4 yaşında kocaman bir abi olurken ben de 3 yaşıma gelmek üzereyim. Her şey dün gibi… Seni çok seviyor ve kocaman öpücükler yolluyorum…(Kıskanmazsan eğer anneciğini de benim için öp 😀 )

    Annem diyor ki :
    “Sol gözümden çeneme doğru bir yağmur oluğu oluştu ve ben bunu çok seviyorum çünkü sadece kalbimin üzerine damlıyor… ”
    Nice bol mumlu kocaman pastalı yıllara Gorkieciğim ❤ ❤ ❤

    • Sevgili Cansın,
      Doğumumdan sonra eve çıktıklarında, annemin attığı maile yazdığın cevabı satırı satırına biliyorum dersem inanır mısın?
      Biz de sizi çok seviyoruz ve dört gözle bekliyoruz.
      Rüzgar

  6. Dünya için sıradan bir varlık, bizim için ise bütün bir dünya…

    ah Gorkem bundan daha guzel bir cumle olabilir mi? Gecen gun bir yazi yazmaya baslamistim dunyanin en guzel cocugu diye. anneannem boyle severdi bizi kimbilir kac kisinin ailesi boyle severdi onu diye. Sen bu cumleyle hersey oyle guzel ozetlemissin ki. Oyle iste cok guzel.

    Ruzgarin her anindan keyif alacagi cok guzel ve uzun bir omru olsun dilerim. Hep gulumsesin hep gulumsetsin. Dogum gunu kutlu olsun en eglenceli cocuklarimizdan birinin 🙂 Senin de anneliginin yas donumu kutlu olsun Gorkemcim. Hep guzel gunlere…

    Sevgiler

  7. Bu yazıyı okuyup hormonları ya da gözkanalları devreye girmeyen anne yoktur sanırım.
    Hoşgeldin Rüzgar. İyi ki geldin. Geldiğin aileye hayatı getirdin.
    Yeni gelen yaşın da sana sağlık, mutluluk, neşe, başarı ve nice güzellikler getirsin.
    Mutlu seneler yakışıklı

  8. çok mutlu olsun rüzgar… çok mutlu olun, siz anne ve baba iki çınar.. o essin; siz salının… o fırtınalar koparsın; sız hıc yıkılmayın!
    iyi ki doğmuş da annesının bır tanesı olmuşşşş. çok öpüyorum çokkk

  9. Son zamanlarda okuduğum en içten ve en güzel yazı. Ben hiç çocuk doğurmadım, rahim ameliyatımdan sonra da artık tamamen olanaksız. 49 yaşımdayım, burnumu bir anda mis gibi bebek kokusu sardı bu satırları okuyunca. teşekkürler, sevgiler, mutluluklar. rüzgar’ınız daim olsun.

  10. İş yerindeyim etrafımda bi sürü insan gözyaşlarım boğazıma dizildi ilk fırsatta höyküre höyküre ağlamak istiyorum…
    Rüzgar iyiki doğmuşsun iyiki annen babana esmeyi öğretiyorsun,uzun upuzuuun sağlıklı,mutlu,huzurlu yıllar diliyorum..nice nice yıllara Doğum günün kutlu olsun…

  11. Gozyaslarimdan ekrani goremeden silip silip yaziyorum su an… Yuregi guzel, can arkadasim benim, sanki sizinle bir daha yasadim her ani… Cok sukur ewlatlarimiz saglikli, cok sukur mutlular…. Iyiki dogmus Ruzgar’imiz, iyiki war, iyiki siz de warsiniz. Sizi cok sewiyoruz

  12. E ben de ağladım tabi eksik kalır mıyım:) Ne kadar güzel anlatmışsın. Nabzı sahiden arttı mı, inanılmaz ya, çok etkilendim.

    İyi ki doğmuşsun oğlumun adaşı. Öpüyorum seni en sıcacığından.

  13. Kendi doğumum ve küvez günlerimiz geldi aklıma gözyaşlarıyla. Ne kadar güzel anlatmışsın. İyi ki doğurmuşsun yakışıklı Rüzgar’ı. Küvezde bile yakışıklı:))

  14. “görkem ağlattın beni gece gece” dicektim ama bi baktım herkes ağlamış:)
    ben oğlum çok küçük bir bebek olmamasına rağmen (2850 gr) ilk günler hep “şu bir hafta bi geçse, şu bir hafta bi geçse” diye düşünüyodum içimden..hiç büyümicekmiş gibi gelmişti..ama sonra bi baktım koca bi Çınar olmuş:)
    Rüzgarının yaşı da ömrü de kutlu olsun, Allah hepimizin yavrularına sağlıklı uzun ömür versin inşallah..

  15. Mutlu yıllar Rüzgar bey….Ne kadar şanslı ki sizin gibi anne ve babaya sahip. 🙂
    Okurken ağlamak mı? Tabiki :))))

  16. kıyamam sana 😦 hayata fırtınalı bir giriş yapmışsın umarım isminin en sakin haliyle (meltem rüzgarları gibi) bir ömrün olur allah sizi birbirinizden vakitsiz ayırmasın…

  17. canım benim sen mükemmel bir bir insansın seninle tanışmış olduğum için çok kendimi çok şanslı hissediyorum rüzgarcım da iyiki doğmuş annesine güç vermiş ikinizde iyiki varsınız.seni çok seviyorum.

  18. Görkemciğim ya ben kutlamakta geç kalmışım 😦 Rüzgar’a hayatı boyunca mutluluk, sağlık ve şans diliyorum. Senin gibi bir annesi olduğu için dünyanın en şanslı çocuğu zaten… Birlikte geçireceğiniz upuzun bir ömrünüz olsun…

    Not: Rüzgar için yazdığın duygusal şeyler de çok ağlıyorum bilesin…

  19. ne kadar kararlı ve hayata tutunan…tıpkı senin gibi….başkasının mutluluğu için…kendi lüksünden vazgeçebilen….O çoook güçlü…sonsuza dek mutluluklar…..

  20. Offf yaa taaa derinden hissettim şiir gibi anlatımınla yaşadıklarınızı.Bir anne için üstesinden gelinebilecek en zor durumlardan bir olsa gerek başınıza gelenler.Ama şükürler olsun ki sağlıkla aranıza katılmış,mutlu yuvanıza daha daha mutluluk katmış oğlumun adaşı Rüzgarcık.
    Hep mutlu olsun,hep keyfile yaşasın.Hayatından tatmin,uzunnn bir ömür sürsün dilerim.
    Sizde en mutlu tanıkları olun her dem…

  21. Çok yakın bir zaman sonra siz Rüzgar’ın 5.yaşını kutlayacaksınız, yazını henüz okudum .şimdiden bende kutluyorum. Ağlayarak okudum. Allah sana eşine Ve Rüzgar’ına sağlık versin. Hep mutlu olun..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s