Altı senedir birlikte büyüyoruz

Benim güzel oğlum;

Hani; ilk aylarında güç-bela aldığın kiloları gram gram saydığım, uyurken saati kurup nefesini kontrol ettiğim, sağdığım her 10 cc. süt için onlarca kez şükrettiğim, beni yoğun bakım servisiyle, psikiyatrlarla, iki saatlik uykuyla ayakta durabilme yeteneğimle, bir sürü terminolojiyle, sabırla, sonsuz sevgiyle tanıştıran oğlum…

Altı senedir birlikte büyüyoruz seninle…  Okumaya devam et

E benim zaten üç tane çocuğum var…

Şöyle aşağıdaki gibi üç tane tabela yaptırmayı düşünüyorum. Birisini boynuma asacağım, birini eve, üçüncüsünü de annemin evine. Belki o zaman oğluma acıyan gözlerle bakıp yapılan “Aaaa buna kardeş verme zamanı gelmiş” saptamalarından kurtulurum. Okumaya devam et

Kürtaj / Sezaryen : Türkiye’de kadın olmak ya da olmamak…

Gündemi çalkalayan nur topu gibi konularımız oldu: Kürtaj cinayet mi? Sezaryen hak mı? Şimdi herkes bunları konuşuyor olsa da, bildiğiniz gibi toplumsal olarak hafızası zayıf bir milletiz, tartışılan görüşlerden alıntılamak istiyorum ki, söz uçarsa yazı kalsın… Bakarsın yarın öbür gün bu yasa da çatır çutur çıkar, herkes de  hayatına kaldığı yerden devam eder. Ta ki, yeni bir patlamaya kadar. Okumaya devam et

Bana esmeyi anlat

Sabahın erken saatleri. Bayramın birinci günü… Deli gibi yağmur yağıyor… Ve biz, hastane odamızda, eşimle birbirimize sarılmış ağlıyoruz. Oğlumuz, yenidoğan yoğun bakım servisinde. “Bebeğiniz iyi” diyorlar. Görmek istiyoruz. “Makinadan ayrılsın öyle” diyorlar. “Ne makinası?” diye soramıyoruz. Hiç bir şey bilmiyoruz… Hiç bir şeyin farkında değiliz. O kadar cahil, o kadar şaşkın, o kadar aptalız ki. Okumaya devam et