zxcvbnmç.jghjuuop

Başlığı Rüzgar’a yazdırdım. Çünkü eğer dilimin ucuna gelenleri  yazsaydım, yeni yeni şekillenmeye başlayan blog yazarlığı kariyerim başlamadan bitecekti.

Bu gün evdeyim. Kafam binbeşyüz. Oğlum, benim canımın sıkkın olduğu, yalnız kalmaya ihtiyaç duyduğum her an olduğu gibi, hasta ve çeşitli istekleriyle sabrımı bayağı bayağı zorlamaya kararlı.

– Anne bacağım kaşınıyoo ( E kaşı o zaman oğlum) Sen kaşııııı!

– Anne meyve suyu verir misin? (Al canım) Sen içir. (Peki canım) Kaşıkla içiiir.

– Anne Playhouse Disney aç.  (Tamam) Ama ben Handy Manny istemiyoruuumm, Ajan Oso başlasın. (Oğlum, evladım, şu an programda bu var) Ühüüühüüh, OSOOOOOO !!

Evimin bu huzur dolu (?!) ortamı yetmezmiş gibi, kendimi oyalamak için bilgisayarda takılayım derken, “gazeteci” Oray Eğin’in tahtına aday olduğu açıkça anlaşılan Yiğit Karaahmet’in satırlarını okudum, okumaz olaydım: Okumaya devam et

Reklamlar