Kul sıkışmadıkça hızır yetişmezmiş :)

Bazen writer’s block denilen rahatsızlığa kapılıyorum. Writer’s block durumu, genelde kendini haddinden fazla kritize eden yazarlarda, yeni bir şey yazamama halinin verdiği baskı olarak açıklanabilir. Kaba tabirle, af buyurun, yaratma kabızlığı da denilebilir 🙂 Dünya Tiyatro Tarihi ve Kuramları hocamız Prof. Dr. Murat Tuncay  şöyle derdi: Okumaya devam et

Tak Tak!!!

Sevgili Nilhan, beni fi tarihinde mimlemişti.
Ben, zırt-pırt yazmaktan hoşlanmayan blogger olarak, bir de hareketli bir döneme girince, bunun üzerine de yaz rehaveti eklenince erteledim de erteledim. Değil yazı yazmak, sevdiğim blogları takip bile edemez oldum ama sanırım bu sıra çoğumuz aynı durumdayız. Okumaya devam et

Miminiz var dediler, geldik.

Tam da feci bir biçimde tıkandığım dönemde, ara sıra burun kıvırdığımız, yazmaya üşendiğimiz mim geleneğiyle, Hızır gibi yetişti sevgili Nilhan.

Mimin adı Ödül Mimi imiş. Önce soruları cevaplıyor, sonra da kendi seçtiğimiz bloggerları ödüllendirerek mimliyormuşuz. Ben derim ki, BlogcuAnne’nin Anne Dostu Toplum miminde olduğu gibi bu yazıyı okuyan herkes üzerine alınsın ve blogunda yazacaklar yorum bıraksın. Böylece öğrenelim kim/neymiş 🙂 Okumaya devam et

Anne dostu toplum (mu)?

Blogcu Anne demiş ki:

2010 Haziran ayında harekete geçen Emzirme Reformu, onu takip eden 1-7 Ekim Emzirme Haftası’nda ciddi bir ivme kazandı. İlk ortaya çıktığı andan bu yana, 16 aydır düzenlediği etkinlikleriyle, yetiştirdiği gönüllü emzirme rehberleriyle, internet üzerinden yaptığı bilgi ve tecrübe paylaşımlarıyla anne sütü ve emzirme denilince akla gelen ilk oluşum olmayı başardı. Okumaya devam et

Emzirme Reformu Sobesi

Bu defa da Simge‘ciğim Emzirme Reformu  yoluyla sobelemiş beni. Bu iş benim bayağı bayağı hoşuma gitmeye başladı. Kendimi ünlü bir şahsiyet olmuş da, basına demeç veriyormuş gibi hissediyorum. Yaklaşık 150 kişiden oluşan çılgın hayran kitlesi de arkamda 🙂 Asıl sevdiğim ne biliyor musunuz? Her zaman dile getirmek istesem de, bazen muhatap bulamadığım için, bazen de doğru zamanda doğru yerde bulunamadığımdan rahatça içimi boşaltamadığım konularda haldır huldur yazabiliyor olmak. Bu satırları okuyan ve içinden/dışından onaylayanlar olduğunu duymak da ödülü.  Evet efendim, oturumu açıyorum 😉 Okumaya devam et

Sooobeee

 

Blog macerasına giriştiğimden beri ilk defa sobelendim, çok heyecanlıyım 🙂 Bilmeyenler için kısa bir açıklama: Birbirini takip eden bloggerlar, arada sırada eskiden anket defterlerimizin elden ele dolaşması gibi, soru ya da sorular hazırlayarak istedikleri kişiyi sobeliyorlar. Sobelenen kişiler de yanıtlarını yazarak başkalarını… Böylece aynı konulara farklı bakış açılarıyla bakma olanağı doğuyor. Beni de sevgili görümcem Çalışan Gebe  sobelemiş. Keyifle yanıtlıyorum. Okumaya devam et