Emzirme Reformu Sobesi

Bu defa da Simge‘ciğim Emzirme Reformu  yoluyla sobelemiş beni. Bu iş benim bayağı bayağı hoşuma gitmeye başladı. Kendimi ünlü bir şahsiyet olmuş da, basına demeç veriyormuş gibi hissediyorum. Yaklaşık 150 kişiden oluşan çılgın hayran kitlesi de arkamda 🙂 Asıl sevdiğim ne biliyor musunuz? Her zaman dile getirmek istesem de, bazen muhatap bulamadığım için, bazen de doğru zamanda doğru yerde bulunamadığımdan rahatça içimi boşaltamadığım konularda haldır huldur yazabiliyor olmak. Bu satırları okuyan ve içinden/dışından onaylayanlar olduğunu duymak da ödülü.  Evet efendim, oturumu açıyorum 😉

♦ Türkiye’de ilk altı ay sadece anne sütü alan bebeklerin oranı sizce yüzde kaç?

Doğru olan yüzdeyi öğrenmeden önce (%1,3) ülkemizde, özellikle taşrada ve kırsal kesimdeki olanaksızlıklar nedeniyle çok daha yüksek bir rakam olacağını düşünürdüm. Oldukça şaşırdığımı belirtmeliyim.

♦ Siz bebeğinizi ne kadar süre anne sütü ile beslediniz?

O mutluluğu, sekiz buçuk ay, oğlum göğüslerime arkasını dönüp, beni tamamen reddedene kadar yaşadım. İlk iki ay sadece sağarak, iki ay sonra da doğal yolla emzirdim. İki ay süresince sadece biberonla beslenmesine rağmen, benim inadım, sabrım ve kararlılığım sayesinde, oğlum bana şu ana kadar aldığım en güzel hediyeyi verdi: Onu emzirme mutluluğunu yaşattı.

O zamanlar sağlık sorunlarımız nedeniyle çevreden pek bilgilenme şansım olmadığından, sekiz ay civarı bebeklerin memeden uzaklaşabileceğini, bunun geçici bir süreç olduğunu öğrendiğimde maalesef çok geçti… Önceden bilseydim, Rüzgar emmek istemese de, sütümü sağarak devam eder, en azından sütümün kesilmesini önleyebilirdim. Bilgiyi paylaşmanın, blogların, internet sitelerinin önemi tam da burada devreye giriyor.

♦ Kaç ay doğum izni kullandınız?

Erken doğum yaptığım için, doğumdan sonra çalışmayı bıraktım. Çünkü çalışmaya devam etseydim, devletin reva gördüğü doğum sonrası iki ay izinle yetinmek zorunda kalacak, dolayısıyla bağışıklık sistemi gelişmeden dünyaya gelen çocuğumun tek ilacı olan anne sütü, kısıtlı zamanlarda, daracık odalarda sağılmaktan azalacak, azalmasa bile gerekli hijyenik şartların çalıştığım yerde oluşamayacağına inandığımdan, 1680 gramlık oğluma, o steril olmaktan uzak ortamda sağdığım sütü vermeye cesaret edemeyecektim. Yasal iznin süresini belirleyen Çalışma Bakanlığı, bağışıklık sistemi zayıf çocuklara süt anne tahsis ediyor mu acaba?

♦ Yasal süt izninizi kullanabildiniz mi?

Şükürler olsun ki, çalışmaya ara vermem ekonomik anlamda bizi güç durumda bıraksa da, çalışmama lüksüm vardı. Dolayısıyla bebeğimi ne kadar süre ile koklayacağım konusu kimsenin inisiyatifinde olmadı.

♦ Emzirdiğiniz ya da süt iznini kullandığınız için iş yerinde mobbing (tepki, işi bırakmanız için baskı) ile karşılaştınız mı?

Eğer çalışsaydım %100 eminim ki, karşılaşırdım.

♦ Bebeğinizi toplum içinde, dışarıda emzirmeniz gerektiğinde sıkıntı yaşadınız mı?

Dışarıdan herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmamama rağmen, nedense hiç bir zaman toplum içinde emziremedim. Sanırım biraz utanıyordum. O kadar okumuş-etmiş, doğallıktan yana bir anne olmama karşılık hep emzirme odalarında, arabada vs. idare ettim. Sanırım o dönemde, yakınımda, başka bebekli arkadaşım olmaması da buna etken oldu.

♦ Emzirme konusunda desteğe ihtiyacınız oldu mu? Gerek emzirme danışmanlığı, gerekse psikolojik olarak yeterince destek bulabildiniz mi?

Ahh ah, hem de nasıl ihtiyacım oldu! Hastanede emzirme konusunda bir ön eğitim almıştım fakat oğlum hiç ememediği için bilgiler sadece teoride kaldı. Zaten emebiliyor olsa bile emzirmem yasaktı. Bebeğim çok güçsüzdü ve biberondan daha 5 cc. içemeden yorgunluktan baygın düşüyordu. Uyandırıyor, zorla bitirmesini sağlamaya çalışıyor, cc’leri, gramları sayıyorduk.  Çok çok zor bir süreçti. Rüzgar yoğun bakımdan çıktıktan sonra iki ay eve ziyaretçi kabul etmedik, tüm hayatım dev gibi hastane tipi pompamla bütünleşmiş halde, biberon sterilize etmekle, bebeğimi besleyip sütümü içirmekle  geçti. Canım annem, kayınvalidem ve eşim sağolsun, o dönem sadece bebeğimle ilgilendim, başka hiçbir sorumluluk almadım. Belki de onların sayesinde, onca sıkıntıya rağmen sütüm boldu. Bebeğimi kendim beslemek konusunda takıntılı denecek ölçüde inatçıydım. Sanki başkası biberonunu verirse veya altını değiştirirse, emzirmediğim için hiç bağımız olmayacak sanıyordum. Sonra bir sabah, hiç ummadığım anda, kapımızı çalan Bostanlı Sağlık Ocağı’nın güzel hemşiresi, meleğim oldu. Rutin kontrol amacıyla evimize gelmişti. Bebeğimin durumunu sordu, ben de emzirmeyi ne kadar istediğimi anlattım. Bana sakin ve kararlı olmamı, onu memeye tutarken asla heyecanlanmamamı, aksi halde bebeğin de gerileceğini anlattı. Oysa ben tam tersini yapıyor, o memeyle oynamakla yetindikçe inanılmaz sıkılıyor, “hadi oğlum, al şunu” diye uğraşırken kan-ter içinde kalıyor, hatta ağlamama hakim olamıyordum. Gözyaşlarım pıtır pıtır üzerine dökülüyordu. “Şimdi evinizin en sevdiğiniz köşesine gidin. Derin bir nefes alın, önce bebeğinizi öpüp sevin, onunla sohbet edin, çok güzel şeyler düşünün, üzerinizi çıkartın, sıcaklığınızı hissetsin. Sonra sakince sunun göğsünüzü” diye tatlı tatlı anlattı. Aynen söylediğini yaptım. O güzel, güneşli Aralık sabahını asla unutamam. Belki de hayatımda en mutlu olduğum andı. Oğlum lıkır lıkır içti sütünü. Hem de doğrudan, kaynağından… Bu noktada, doktorumuz Buket Öztükel‘i de sevgiyle anmam gerekiyor: Heyecanla onu aradım. Şöyle bir diyalog geçti aramızda:

Ben: Buket Hanım, Rüzgar meme emmeye başladı.

Dr : Süpeeerr! Tebrikler!

Ben: Şimdi ne yapacağım?

Dr : Sağdığın sütleri buzluğa kaldıracaksın.

Ben: Eeee..?

Dr : Sonra da onları kocanla dışarı çıkıp güzel bir akşam geçireceğin gün için saklayacaksın.

Ben: Ama sütümün yeterli olup olmayacağını anlayamayacağım. Ne kadar içtiğini nereden bileceğim?

Dr : Yeterli olacak!

Ben: Ama…

Dr : Hadi hadi, tebrikleeerrr!

Bunun nasıl bir motivasyon olduğunu tüm emziren anneler anlayacaktır. Aynen doktorumuzun tahmin ettiği gibi, memeye geçişte de aynı hızla kilo alımı devam etti. İnanılmaz rahatladım. Dünyalar benim oldu desem yeridir.

♦ Emzirdiğiniz süre boyunca etraftan “sütün yetmiyor, mama ver, bu çocuk meme emmek için çok büyük” şeklinde baskı gördünüz mü?

Şükürler olsun ki hiç görmedim. Zaten tüm zor günleri ardımızda bırakmıştık. Açıkçası artık kimse de umurumda değildi.

♦ Emzirme Reformu’nu biliyor musunuz? Sizce Emzirme Reformu neden gerekli?

Emzirme Reformu’nu ortaya çıktığı ilk andan beri biliyor ve destekliyorum. Bu reform, yukarıda tüm anlattıklarım için çok önemli ve gerekli.

♦ Emzirme Reformu’nu web sitesinde desteklediniz mi?

Hem de anında!

Reklamlar

5 thoughts on “Emzirme Reformu Sobesi

  1. Görkem abla, çoook uzun bir süre sonra yorum yazıyorum ama okurken gözyaşlarımı tutamadım, çünkü aklıma o emzirmeyle ilgili ilk günler geldi. Anlatmak istiyorum bende:(

    Ayşenil doğdu, hastanede hemen emzirmeye başladım, sezaryenle doğum yaptığım için sütümün inmesi süre aldı sanırım, ama bana taburcu olana kadar tek söylenen Ayşenil’in kan şekerinin iyi düzeyde olduğuydu. Evimize geldik, ilk zamanlar hemen hemen her yeni anneye olduğu gibi memelerim deli gibi yara oldu, ellerimi ısırarak emziriyordum acıdan 😦 iki gün geçti, ama o iki günde bebeğim saramaya başladı, gözlerinin içi, kolları, yüzü, bacakları. Sonra eşimin kuzeni ( çok şükür ki ) çocuk doktoru olduğu için evimize geldi. Apar topar Doğumevine gittik, ben bunalımlı ve çok pimpirikli olduğum için kalmamız gerektiğini bana orada söylediler. İlk gece kabus gibiydi, hiç uyku yok, narkozu atmaya çalışan bünyem öksürmek istiyor, öksürdükçe dikişlerim acıyor, memelerimde yaralar devam ediyor, annemler dayımın düğüne gitmek zorunda olduğu için şehir dışındalar, Doğumevi olduğundan eşimin benimle kalmasına izin verilmiyor, deli gibi uykum var ama kulağım telefonda yenidoğan yoğun bakımdan arasınlarda minik meleğimi göreyim ve emzireyim diye….Kabus gibiydi. Pompam yanımdaydı, ama kullanmasını bilmiyordum, öğrendim 5 cc zor süt geliyor. Tabii meleğime mama verdiler, içim yandı, çok uzun bir süre alışamadım. Eşim sütümün artacağına inandırmaya çalışıyordu beni ama içten içe kendi de inanmıyor ve kızımın aç kalmaması için (doktorumuzun söylemesiyle tabi) mamanın verilmesi gerektiğini söyeyip duruyordu. Hırs yaptım bu süt artcak ve ben kızıma mama vermeyecektim. Tam 34 gün sürdü, 34 günün sonunda gece sağmakla, bir gün önceden artırdığım sütleri gece yatmadan önce Ayşenil’e veriyordum hem kaç cc içtiğini görmek için, hem de yine azalırsa diye içimdeki korkuyu haklı çıkarmamak için 😦 bir süre de böyle biriktirerek devam ettik, ama artık çok şükür ki biriktirdiğim sütleri işe başladığım zaman bakıcımız kızıma içirsin diye saklıyorum deepfreeze de :))) Velhasıl bu süreç çok zor, kiminin sütü oluyor sağıp lavaboya atıyor ( tanıdığım böyle örnekler var) kimisi de benim gibi damla damla biriktiriyor…..

  2. ilk dogumum sezeryan olmustu, kalbinde problem oldugunu dogum oncesinde biliyorduk, dogumdan sonra yanima getirdiler emzirmem icin ama ne donebiliyorum ne oturabiliyorum, bi sekilde ilk memeyi tutturduk emdi biraz ve sonra goturduler yogun bakima.. sagmami istiyorlar, sagdigim sut bir damlacik, 3saat ugrasiyorum sagabilmek icin ama cay kasiginin ucuyla cikiyor.. dolayisiyla yarada oldu meme uclari.. zeytinyaginin onemini paylasmadan gecmek istemiyorum, benim mme uclarim zeytinyagi sayesinde iyilsti diybilirim.. eve geldikten sonraki 3. gunumuzdu – sanirim toplamda 7 gunluktuk– gece uyumaya calisiyorum ama haziranayinda olmamiza ragmen muthis bi titreme usumeyle kalktim yataktan- esime seslendim cok usuyorum saril bana dedim kalk sirtina bisii giyin dedi!! — kalktim baktimki ustum geceligim hertarafim sut.. nasil akiyor meme ucundan sipsip damliyor nerdeyse.. bebegimi emzirmeye baslamamla titrememde gecti.. ama o goruntuyu usumeyi hayatim boyunca unutamam, tabii esimin okuzlugunude.. :))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s