Nereden geldim, nerelere gidicem?

Hatırlar mısınız bilmem, yıl, ben diyeyim 95, siz deyin 96, Burak Kut adlı, önce popçu, sonra rockçı, sonra yine popçu olan, şimdilerde yükselen göbekli tenor furyasına kendini kaptırmış  zat-ı muhteremin, böyle bir şarkısı vardı. Peki tarihin tozlu yapraklarından bu satırlar nasıl aklıma geldi? Tabii ki Rüzgar sayesinde. Son  zamanlarda kafayı “nereden geldin, nereye gidiyosun, o nereden gelmiş” sorularına takmıştı fena halde. Dilim döndüğünce cevap vermeye çalışsam da, itiraf etmem lazım, zamanla sıkıldım. Çünkü verilen cevap asla yeterli olmuyor, bir daha bir daha soruyor, karşısındakini adamakıllı bunaltana kadar bırakmıyordu. Okumaya devam et

Reklamlar