Kanıt

Bazı kadınlar kocalarının arkasından kanıt toplamaya bayılır. Mesajlarını karıştırır, arama kayıtlarına bakar, gömleklerini koklar falan. Benim şükür ki, pek öyle hallerim yoktur. Arada mesajlarını okurum ama sadece meraktan. Bir de ceplerini karıştırıp bozuk para ararım 🙂

Akşamları Ümit’ten erken yatarım, 23.30 gibi. Ümit çoğunlukla 02.00 civarı yatağa gelir. Oğlan beni uyuyana kadar yanında istediğinden, sonra da mutfağı topla, bulaşıkları yerleştir, Rüzgar’ın okuldan gelen notlarını oku, gerekli şeyleri ayarla derken, arada karı-koca olarak “doya doya” geçireceğimiz yarım saatimiz falan kalır. (Genç yaşta evlenip çocuk sahibi olmayı düşünenlere duyurulur). O yarım saatte, kah didişiriz, kah Survivor veya dizi izler, birlikte şarkı söyleriz, günün getirdiklerine bağlı… Gecenin kalanında tüm ev kocama aittir. Sabah uyandığımda, kendileri pek “tertipli” olduğundan arkasında bıraktığı kanıtlara göre geceyi nasıl geçirdiğini anlarım.

• Mutfak dolabı deşilmiş: Açlık krizine girmiş, bir sürü abur cubur yemiş.

• Yerlerde su izleri ve salon parkelerinde lekeler var: Akvaryumla uğraşmış.

• Berjerin kenarında kitap bırakmış: Kitap fena sarmış, gece lambasını açıp beni rahatsız etmemek için salonda okumuş, canıım.

• Çalışma odası bomba düşmüş gibi: Bilgisayarında sabahlara kadar Game of Thrones izlemiş.

• Rüzgar’ın yatağında uyumuş: Yatağa o kadar geç gelmiş ki, aramızda kendisine yer bulamamış.

Bu sabah da her zaman olduğu gibi kanıtları toplarken şu görüntülerle karşılaştım:

1 NUMARALI KANIT: MUTFAK MASASINDA KOLA ŞİŞESİ

SONUÇ:Mutfakta oturmuş, kola içmiş (Şişeyi dolaba geri koymak mııı? Mazallah, eline falan yapışır neme lazım)

2 NUMARALI KANIT: KUMANDALAR

SONUÇ:Mutfakta oturmuş, kola içerken TV izlemiş

3 NUMARALI KANIT: SANDALYENİN ÜZERİNDE DURAN BİR ÇİFT AYAKKABI

SONUÇ: Valla, 13 senedir birlikteyiz, ben buna mantıklı bir açıklama yapamadım. Değerli yorumlarınızı bekliyorum 🙂

NOT: Fotoğrafları yüklerken farkettim, kumandalarımız leş gibi olmuş yahu. Rezil olduk 🙂  Özellikle ÇokBilmiş‘ten bu konuda da destek rica ediyorum.

Reklamlar

47 thoughts on “Kanıt

  1. kolayi icince uykusu kacmis dur ben bir kosup geleyim demis ayakkabilari almis ama o sirada televizyonda ilginc bir program baslamis. izlerken ya bosver kosmayi demis… olabilir mi acaba 🙂
    ama gorkem sevgili esinin karda yuruyup izini belli etmeyen bir insan olmadigi kesin 🙂 e ne guzel iste 🙂

  2. sana yardımcı olmak adına çok düşündüm fakat bulamadım çok üzgünüm. tabi bunda güzel sandalyenin ve minderinin dikkatimi dağıtmasının da payı var. ayrıca kumadayı tv izlerken huggiesin ıslak mendili ile silebilirsin. kendisi parabenli falan ama halıdaki lekeleri de süper çıkarıyo 🙂

  3. belki ayakkabısının bağcıklarını bağlamak için oraya getirmiş, bağcıkları düzelttikten sonra da geri koymayı unutmuştur:)

  4. O ayakkabıları uyumadan evvel Rüzgar koymuş olmasın oraya? Ben ‘çocuk yapmıştır’ demekten daha mantıklı bir açıklama bulamıyorum zira 🙂

  5. Süper kahraman olarak adımı duydum, uçarak geldim :)))

    Tabii ki her Türk evladı gibi kolonyayla temizliyorum uzaktan kumandaları 🙂
    Islak mendil de olur tabii.
    İnce noktalar için de ya tırnağımı ya da kulak temizleme çubuklarını kullanıyorum.

    Başka soru? 🙂

  6. Kirmizi ve mavinin (lacivert sanirim)ne kadar uyumlu oldugunu ,anlatmaya calismis bence 🙂 Kolayi kaldirmamasinin sebebi ise ; senin soguk icip bogazini usutmeni istememesinden kesinlikle 🙂 Ask boyle guzel bir sey iste 🙂

  7. Bir kere light kola içiyor demek ki kilosuna dikkat eden bir kocayla karşı karşıyayız. Dolaba geri koymaması senin suçun, adamın kendi ayakları üzerinde durmasına izin vermemişsin hiç demek ki, hep elinden alıp “ver kocacım, ben kaldırırım yerine” demişsin, alışkanlık yapmış. Koltuğun üzerindeki ayakkabılar bence çocukluğundan kalma bir anıya işaret ediyor. Belki de en çok istediği ayakkabı için babası “hayır, alamayız” derken böyle bir koltukta oturuyordu! Ağzını bi yokla bence 😉

    🙂

  8. Ayakkabılar yeniyse belki bütün gece heyecandan uyuyamamıştır,yanında dursun istemiştir 😉 Kumandalar için annemin çözümü, jelatin gibi ince poşetle paketliyor.Pırıl pırıl görünüyor valla,bizim evdeki kumandalar ise belirli aralıklarla kırıldığı için sürekli yenisini almak zorunda kalıyoruz.Sanırım en temizi 😉 Ama en geleneksel çözüm kolonya ile silmek.

  9. Görkem ama onları çözmemiz , anlam vermemiz, doğaya aykırı. çözebilseydik sanırım ne erkek olurlardı ne de biz onlarla evli falan olurduk.
    bizim kumandalar yepisyeni, doğru düzgün tv bile izlemiyoruz. sen de eskiden babamın yaptığı gibi yap. naylon poşete sar 😀
    bizim evde ki kanıtlar kaç post oluşturur acaba? bu bir mim olabilir bence 😀

  10. ben kumandalarımızı kolonya ile temızliyorum. ek yerlerine ve tuşların kenarlarına sıkışmış, macunlaşmış kirleri de kurdanın ucuyla çıkarıyorum genelde – ıyyk iğrencim bu arada:)))
    ayakkabıları da düşündüm ama aklıma bırşey gelmedi valla:)))

  11. Eveeeet, açıkçası bu kadar çok yorum beklemiyordum. ama her zaman ki gibi kadınlar yine beni yanılttı. Hatalıyım, ortada suçlanan bir erkek varken, bütün sitenin buraya doluşacağını tahmim etmem gerekirdi.. 🙂

    Neyse arasıra ortaya çıkan olumlu arkadaşlar da var tabi, bi de Aylinciğim.. 🙂 Sizlere teşekkürü bir borç bilirim.

    Efendim daha fazla kafa karışıklığına meydan vermeden açıklamamızı yapalım;

    Gecenin körü işten gelinir, Rüzgar Bey ile oynanır, yemeğin toplanmasına yardım edilir, daha sonra Görkem Hn’ın gereksiz yönlendirmeleri ve Rüzgar Bey’in emri ile bahçede ateş yakmaya karar verilir. Baba ateşi yakar, söndürür, bahçeyi yıkar. Bahçeden mutfağımıza girilen evimizde, etrafı kirletmemek ve 1000 kadının arasında bugünkü gibi zılgıt yememek adına ayakkabılar girişte çıkarılır. Rüzgar Bey ile tekrar oynanır, yıkanıp paklanır, üzeri değiştirildikten sonra uyutması için Görkem Hn’a teslim edilir. Görkem’in de kendince bir vakit geçirebilmesini sağlamak amacı ile yarım saatte bir gidilip, Görkem Hn’ın uyuya kalıp kalmadığı kontrol edilir. Bu aralarda da bir film olsun, bir kitap olsun zaman geçirilir. Saat 24 – 01:30 arasında bir yerde yatma hazırlıkları başlar. Görkem Hn’ın açık bıraktığı ışıklar kapatılır, televizyon kapatılır. Amanıınnnn o da neee, ayakkabılarım mutfakta kalmış, internette madara olmiyeeem diye hemen ayakkabılara saldırılır. Lakin saatin geç olması, bankacılık, Rüzgar, yaşlılık, yorgunluk derken, romatizma ilaçlarımı içmek için saldalyeme bırakılan ayakkabılar orada unutulup, internette madaralığın doruklarına ulaşılır..

    Olay bundan ibarettir, fazla kafa yormaya gerek yoktur.

    Ama gel gelelim benim aklımın almadığı bir şey var;

    Be kardeşim gece hayatım, içkim, 8 aydır sigaram yok, kumarım hiç olmadı.. gençlik dışında karı kızla alakam hiç olmadı. Yaw bi de olumlu yönlerimi gör, onları da yaz be kardeşim. Sabah kalktığımda bi de bakarım ki kocacığım bulaşık makinesini boşaltmış de, haftasonu saat 06:45te hortlayan Rüzgar’ı beni uyandırmaması için odadan çıkarmış, oyalamış, kahvaltısını yaptırmış, hatta benden çok daha güzel yedirmiş, saat 10’da kalktığımda bi de ne göreyim kahvaltımızı bile hazırlamış de..Yıllardır ağlarım bu çocuk süt içmez, kocacım altından girdi üstünden çıktı, Rüzgar’a sütü sevdirdi, bazen günde 3 paket içtiği bile oluyor de. işleri çok yoğun, çok stresli, zaten ben de artık eski ben değilim, kocacıığım eskisi gibi bana süprüzler hazırlayamayabiliyor ama hala bana o kadar içten “seni çok seviyorum” diyor ki, herşeyi unutuyorum de. De ama, ekmek de, su de , birşey de… Ben de hep kocacığımın noksanlarını görmeyeyim, sonra internetteki büssürü erkek düşmanına kocamı yem etmeyeyim de 🙂

    Napalım malımız bu…yapacak bir şey yok.. Ben yine de seni ÇOK SEVİYORUM….Benim canım karım…… 🙂

    • Ah canım kocam, ben de seni çok seviyorum. Valla ne desem bilemedim, utandım mı ne?
      Deklare edilen her şey doğrudur kızlar. Ama yine de eklemeden geçemeyeceğim:
      1. Arkadaşlarıma lütfen “erkek düşmanı” demeyelim 🙂
      2. Ayakkabılarımızı koltuğa (özellikle de mutfak koltuğuna) bırakmayalım.

      Tabii bundan 40 yıl sonra alzheimer olup ayakkabılarını buzdolabına da koysan, başımın üzerinde yerin var, o ayrı konu 🙂 🙂

    • Ben şahsen bu yazıyı yüzümde bir gülümsemeyle okumuştum ve asla içinde şikayet sezmemiştim. Akşamları bırakılan kanıtları toplamak, şahsen benim için, bir zevktir. Aynı şekilde ben evde yokken kızımın neler yaptığını da bu şekilde öğrenmeye çalışıyorum (giysi lekeleri, sağa sola bırakılmış oyuncaklar, kirli bulaşıklar vs.). Hatta benim de bankacı olan eşim aynı şekilde kapıdan girer girmez, üstünü bile çıkarmadan kanıt tolamaya başlar.

      Yani biz ailecek seviyoruz bu kanıt toplama işini, eğlenceli buluyoruz. Ve bence sevginin de bir kanıtıdır. Sevdiği insanın elinin değdiği her şeye özenle dikkat edip “Acaba dün ben yokken neler yaptı?” diye düşünen bir insan, eşini deli gibi seviyordur bence.

      • Aslında ben de şikayetname babında yazmamıştım, doğru hissetmişsin. Her ne kadar ayakkabılara kızsam da bir yandan da sevimli gelmişti, orada salak bir şekilde duran bir çift ayakkabı 🙂 Fakat kocam biraz dolmuş demek ki. Neyse, kavga edip bağırışmak yerine bu şekilde deşarj olmuş oldu 🙂

  12. valla süperrr,tam yorum yapacaktım ki(Allah’tan yazmamışım)eşinizin yorumunu okudum.o da ayrı süper.ben yorum yapmama hakkımı kullanayım bu durumda di mi?sevgiler…

  13. Görkem kabul etmen lazım harbiden bu yazıyla şah mat oldun hala adama laf yetiştirmeye çalışıyosun. Allahtan o gün link gönderdiğinde açıp okumaya fırsatım olmadı hatta yorum yapmadım yoksa bugun enüşte beni de aynı kategoriye koyacaktı:)))))))
    Bu sabah bizim evde de konu “Metin Efendinin” dağınıklılığıyd akşama bu yazıyı okutmam lazım enüşteninkini keserek tabiii :)))))

    Sizi seviyorum delilerrrr……

  14. Süper ya… Blogunuzu face de blogshare dan tanıdım. Ne iyi oldu da geldim. Herşeyden önce eşinizin sizin blogunuzla ilgilenmesi, şakalarınıza şaka ile yanıt vermesi, sizinle aynı dili konuşması ne büyük bir şans. Nice erkekler var ki internetin sadece erkeklere ait olduğuna inanıp eşlerine bilgisayarı bile yasaklıyorlarmış. (İğrennçç) . Tabii bu onun koltuğu ayakkabılara tahsis etmesini gerektirmez. Hep birbiriniz için, birbirinizden yana olmanız dileğimle.

  15. çok çok eğlendim okurken, uslubunuza da aranızdaki iletişime de bayıldım. Umarım bu süper üçlü bir ömür sağlıklı, huzurlu ve böyle neşe dolu olurlar 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s