La Pizza Dell’Uydurmattione *

* Uydurmasyon Pizza 🙂

Rüzgar iki gündür çok hasta, geçen yıl bu zamanlarda olduğu gibi yine bronşiolit. Okula göndermiyorum tabii,  ne yazık ki neredeyse tüm gün Playhouse Disney karşısında, pijama-terlik-televizyon şeklinde takılıyor. Hastalık durumunda televizyon tek çare çünkü dinlenmeye ihtiyacı olduğu halde, bunu farkedemiyor ve kendini yoruyor, dolayısıyla iyileşmesi gecikiyor. Ne kitaplar, ne boyama, ne de legolar onu yirmi dakikadan fazla oturtmayı sağlıyor.

Bronşiolit maalesef iştahı çok olumsuz etkiliyor. Hiç yaşamadığım için bilmiyorum ancak sanırım solunum sıkıntısı mide bulantısı yapıyor, kesinlikle boğazından yemek geçmiyor, sadece kuru şeyler (çubuk kraker, susamlı kurabiye gibi) istiyor, bunlar da öksürüğü tetiklediği için ben vermiyorum. Kısacası yemek durumları berbat. Geçen sene “ayy, gıdasız kalıcak, zayıflicak!” şeklindeki, benim “erken doğum yapan anne psikozu” olarak adlandırdığım histeri krizleri sonucu, kan ter içinde, türlü oyunlarla, Rüzgar’a bir tabak çorbayı bir saatte yedirir, ardından yaklaşık yirmi dakika sonra fışkırtmak suretiyle kusmasını gözyaşları içinde seyrederdim. Uykusuzluktan iflas bayrağı çekmiş bedenimle bir de temizlik yapmak, oğlanın üzerini baştan aşağıya değiştirmek, yedirirken yaptığım şaklabanlıkların boşa gitmesi gibi çocukcağızın hastalıktan halsiz düşen vücudunu daha da yormaktan başka işe yaramayan bu rutini, inanmayacaksınız ama günde dört öğün tekrarlardım. Şimdi düşünüyorum da, bu yaptığım salaklığa i-na-na-mı-yoo-rumm! Siz sakın evinizde denemeyin 🙂

Bu yıl allahtan, palazlanmış annelik deneyimlerimle, yemek konusunda hiç kasmadım ve geçmişte ne kadar büyük bir hata yaptığımı gördüm: Rüzgar bir defa bile kusmadı! İki gün süresince yedikleri-içtikleri sadece şunlardı: Bir çay bardağı portakal suyu, çeyrek simit, bir havuç, bir parça haşlanmış karnabahar ve patates, üç tane Crax, biraz ceviz, üzüm, çeyrek elma ve bol bol su. Bu yüzden Rüzgar, bu gün kahvaltıyı tamamen pas geçip, en sevdiği salatalığı bile reddedip oyuncaklarına dalmışken, aniden ilham gelmiş gibi “Anneee, pizzaaaa” diye haykırınca, bir tarafım tavana değercesine nasıl mutfağa koştuğumu bilemedim. Ancak birden dank etti, benim maymun iştahlı oğlumun hevesi geçmeden pizza hamurunu yoğurup pişirmeyi yetiştirmem olanaksızdı. Ben de ne yaptım: Uydurmasyon Pizza 🙂 Tost ekmeğini bardakla yuvarlak şekilde kestim, üzerine rendelenmiş domates sürdüm, kaşar, haşlanmış sosis ekleyerek servise hazır ettim 🙂 İşte benim masterpiece:

Bizimki, önce üzerindeki sosisleri yedi, sonra biraz ekmeğinden kemirdi, bir kaç üzüm, iki-üç ısırık mürdüm eriği eklemesiyle öğününü tamamladı. Geriye muhteşem icadını seyreden yorgun ama gururlu bir anne kaldı 🙂 “Midesi bulanan hasta çocuk nasıl afiyetle sosis yer?” diye soranlarınıza hemen bir örnekle cevap vereyim: Kızıl olmuş, kırk derece ateşle kendimden geçmiş yatarken annemin yaptığı kemik suyuna çorbaları, haşlanmış tavukları, beyaz peynir-kızarmış ekmeği öğürerek iterken, akşama doğru “ğğiiskeğğndeeğrr” diye sayıklamaya başlamışım. Ne söylediğimi anlamak için bana iyice yaklaşan annem, iskender kebap istediğimi farkederek şoka girmiş. O kadar şaşırmış ki, doktorumu aramış. Çok ateşli olduğumu, durmadan kustuğumu ve iskender kebap istediğimi anlatmış. (Adamcağız herhalde çocuk doktoru olduğundan beri annelerden gelen milyonlarca manyak soru listesinde en başlara bunu yazmıştır) Doktor “Ne istiyorsa verin” demiş. Ben de buçuk iskenderi, şifa niyetine, tüm ailenin şaşkın bakışları arasınde lüpletmişim. Yani durum genetik sanırım. Annelerin yedirme alışkanlıkları da…

Reklamlar

2 thoughts on “La Pizza Dell’Uydurmattione *

  1. Çok geçmiş olsun Rüzgarcığıma. Eminim ki anneciğinin sevgi dolu elleriyle yaptığı o muhteşem pizzacıklar onu daha da çabuk iyileştirecek. Evet çok haklısın Görkemciğim en mantıklısı cool davranmak özellikle de yemek konusunda. Bana tavsiye ettiğin o muhteşem (*)kitap sayesinde yemek olayı biz de hiç sorun olmadı hep sana dua ederim o yüzden. Yeter ki yesin de ne yesin yerine; “Yeter ki acıksın ki; acıkınca brokoli de yer karnabahar da ” sloganım oldu :))

    Kucak dolusu sevgiler…

    (*)Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler – Tracy Hogg

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s