Rüzgar’la “moktan” muhabbetler :)

Rüzgar, Kasım ayı itibariyle 37 aylık oldu ve tuvalet “eğitimsizliği” konumuz hala devam etmekte. Konumuz diyerek çoğul konuşuyorum, çünkü aynı aşamalardan geçen tüm ebeveynlerin bildiği gibi, tuvalet problemi, sadece anne-babanın değil çocukla birlikte, yaşadığı ortamı paylaşan herkesin sorumluluğu haline geliyor. “Uyan da balığa çıkalım ablaaa, Üsküdar’da sabah olduu. Çocuk askere gidecek neredeyse!” diyenler, sizi duyuyorum bilesiniz 🙂 İtiraf etmem gerekirse, psikiyatrların pek bir önemsedikleri tuvalet eğitimi olayı, benim için çok öncelikli konulardan olmadı. İsteksizliğim, ilk olarak, Rüzgar’ın on sekiz aylıkken geçirdiği kalınbağırsak ameliyatı nedeniyle, o dönem hassas olduğu bu bölgeye daha fazla dikkatini çekmek istemememle başladı, daha sonra oğlumun bu olaya karşı kayıtsızlığı ile de pekişti. Hala sabahları bezi patlamak üzere çişle dolu vaziyette uyanıyor, tuvaletini yapacağını gösteren vücut dilini kullanmıyor, hiç bir zaman, hiç bir koşulda altı kirli gezmekten rahatsız olmuyor. Özetle, bezinden ayrılmak istemiyor. Bir ara, belki rahatsız olur da bırakır diye altını uzun süre değiştirmemeyi bile denedim, poposunun doğduğundan beri ilk kez kıpkırmızı olup pişmesine rağmen o pek değerli Pampers’ından vazgeçemedi. Şüphesiz, artık üç yaşına gelmiş bir çocuk olarak kaslarını kullanmayı öğrendiğini, kendisini tutabildiğini, tuvaletin ne işe yaradığını bildiğini farkındayım. Ara sıra adaptörüne oturup (kendi isteğiyle) kakasını, çişini rahatlıkla yapıyor keyfi gelirse. Belki biraz daha disiplinli bir biçimde yönlendirmem gerekiyor fakat bilemiyorum, çocuğu ite kaka tuvalete götürmek, alıştırmak için  ceza veya ödül sistemini kullanmak hiç içime sinmiyor.

Tuvaleti kullanmak istediği nadir zamanlar, bu işi babasıyla yapmak istiyor. Ki bu bence erkek çocuk için daha mantıklı. Geçen akşam, babası tuvaletteyken (uzun zamandır, beyefendiye rehber olalım diye bu işi kapılar açık yapıyoruz, romantizm, mahremiyet falan kalmadı artık ailede 🙂 ) ona “Senin de çişin varsa yapalım mı Rüzgar?” diye sormuş. Rüzgar’dan ses çıkmayınca bunu olumlu olarak algılayıp hemen adaptörü yerleştirmiş ve tuvalete oturtmuş. Devamı ise şöyle gelişmiş:

Ümit: Hadi bakalım, çişşş!

Rüzgar: Baba kitabı verir misin? (Tuvalet kitabı var haline bakmadan, sanki çok kullanırmış gibi)

Ümit: Al bakalım. Biraz ıkın istersen Rüzgar’cım, belki kakan da vardır.

Rüzgar: Innngghh! (Pıt diye bir ses çıkar)

Ümit: (Gülerek) Minik bi kaka geldi galiba Rüzgar.

Rüzgar: Eveetttt. Babaaa, hazır ol, şimdi de annesiyle babası geliyooooo!

Baba kahkahadan kırılırken bizimki ıkınmaktan pancar gibi kızarmıştır.

Rüzgar: Inngghhh!

Ümit: N’oldu, çıkmadı galiba?

Rüzgar: İçeri geri kaçtı heralde.

Banyodan kahkahalar yükselir.

Bu olaydan bir kaç gün sonra, Rüzgar ve annesi marketten gelir, yolda kakasını yaptığı için eve girer girmez ortalığı kokusu sarar.

Görkem: Tatlım, kaka yapmışsın, gel değiştirelim altını.

Rüzgar: Yooo yapmadım annee.

Görkem: Ama kokuyo.

Rüzgar: Kokmuyo

Görkem: Yemezler… Gel bakiim.

Rüzgar: Ama anne okulda öğretmenim bezimi değiştirmişti.

Görkem: Oğlum, bu gün okul var mıydı? Biz şimdi nerden geldik?

Rüzgar: Dia’dan geldik. (Ses iyice incelir, utanarak) Okul yoktu anne.

Görkem: Eee, öğretmenin nasıl değiştirmiş olabilir bezini o zaman?

Rüzgar: (Ne söyleyeceğini bilemez) Heheheh!

Bakalım bu pişkinliğiniz daha ne kadar devam edecek Rüzgar Efendi…

Reklamlar

4 thoughts on “Rüzgar’la “moktan” muhabbetler :)

  1. Görkemcim ben bayıldım senin bu blog fikrine, acaba hangi konu gelecek diye heyecanla bekliyorum sevdiğim dizinin yeni bölümü gibi:))) rüzgar artık adaptörü kulandığına ve “keyfi gelince” çişini kakasını söylediğine göre, bezi tamamen çıkarmalısın bence. Sen de görmüşsündür şu “alıştırma külotları”nı.. onlardan kullanmayı denemelisin, bu rüzgarı da motive eder belki, hem onların ayıcıklı mayıcıklı olanları var.. “bak büyüdü oğluşum, artık biz gibi külot giyiyo” falan gibi yönlendirmeler işe yarayabilir belki.. anladığım kadarıyla, her erkek gibi, biraz tembellik yapıp kolaya kaçıyo bezine yaparak.. poposunda bezi diil külotu olduğunu da sık sık hatırlatırsan tuvalet fikrini benimser gibi görünüyor.. ama bunlar enteresan çocuklar tabi:)) değişik tepkiler verebiliyorlar.. ama denemekte yarar var:)) bu arada babsıyla yaşadığı tuvalet macerasına çooooooookkk güldüm, annesiyle babası kısmı bir harika:))))))) bu arada bir ricam olacak; kreşe başlaması ve yaşadığınız deneyimlerle ilgili bir yazı yazar mısın benim için:))) oğluşunu ve seni kocaman öpüyorum tatlım…

    • Aaah ah Buket’çim, baymasın diye o badireleri atladım, anlatmadım ama şöyle söyleyeyim: Eğer oğluşunun alıştırma küloduna, adaptöre, lazımlığa falan ihtiyacı olursa sakın alma. Zira bizde Thomas’lısından, Şimşek McQueen’lisine, oturunca müzik çalanından, vıırrtt diye ses çıkaranına kadar hepsi var 🙂 Hatta yukarıdaki muhabbeti daha da iğrençleştireyim hemen, yazın, havanın sıcaklığı avantajıyla bezsiz dolaştırdığımda adam her seferinde koltuğun arkasına, kapı kenarlarına falan sotelenip “köyden indim şehere” oturuşuyla bi güzel kakasını yaptı, hem de öyle böyle yapmak diil. Sonuçta ya ben cinnet geçirecektim, ya da vazgeçecektim.

      Güzel sözlerin için de çok teşekkür ederim. Okul ve gece uyku düzeni hakkında uzuuun bir yazı yazmayı planlıyorum zaten kafam iyice yerine gelince… Biz de öpüyoruz, kokulu kokulu 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s