Çıtır ve ben!

Malum, artık işe gitmiyorum ya, evden çalışmadığım zamanlarda günlerim tümüyle sevgili anneme ayrılmış durumda. Kadın, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı mübarek, işleri, görüşmeleri bitmek bilmiyor. Bazen arabayla onu SGK’ya götürmem gerekiyor, Çarşambaları geleneksel olarak pazardayız, arada çeşitli doktorları dolaşıyoruz, haftanın en az üç günü bilmemne bankasında işi oluyor (duyan da hesabında trilyonları var sanır), bazı sabahlar Şukufe Hanım’a kahveye gidiliyor, bazı günler de kabristana. Kadın sanki tüm işlerini benim bir gün istifa edeceğim düşüncesine göre planlamış veya beni yeniden bulduğu için canı biraz şımarıklık etmek istiyor. Olsun, yakışır 🙂

Terliklerin havada uçuştuğu çocukluğum, ardından her gün birbirimizi yediğimiz ergenlik dönemim, sonra yoğun iş hayatım ve arkasından gelen evlilikten sonra annemle birbirimize doğru dürüst vakit ayıramadığımızın bilincine varıyorum gitgide. Doğumdan sonra, evde olduğum dönemde bir gün anneme dönüp şöyle söylediğimi anımsıyorum: “Anne, ben seni hiç tanımamışım biliyor musun? Arkadaşlık edememişiz, özen gösterememişiz ilişkimize, hayatın çalkantıları içinde. İyi ki anne oldum, ben de annemi buldum yeniden.”

Gerçekten de, sevgilimize, kocamıza, çocuklarımıza kaliteli zaman yaratmak için çırpınırken ebeveynlerimizi nedense göz ardı ediyoruz. Babamla, hastalığı sırasında, zor da olsa başlamıştık yeniden birbirimizi anlamaya. Ama ne yazık ki geç kaldık, onu kaybettik. Şimdi tüm sevdiklerime, onları kaybetme korkusuyla olmasa da, değerlerini bilme tutkusuyla sarılıyorum artık.  Sevdiklerimizi fiziksel anlamda olamasa da manevi olarak yanıbaşımızda tutma dileği, bu ışıklı günde, Kadir Gecesi’nde hepimizin kalbinde bulunsun… Yeri gelmişken, tüm güzel dualarınız gerçek olsun.

Konudan konuya atlama alanında ödül kazanma yolunda ilerlerken asıl mevzuya geliyorum 🙂 Annemle sokakta yürüyoruz (Bu defa alış-verişe gidiyoruz). Yanımızdan, çıtır mı çıtır, fıstık mı fıstık bir İzmir dilberi geçiyor.  Minnacık bir şort, güzel bir tişört giymiş, saçlarını savururken mis kokular saçıyor.

Güzel olan her şeyi seven sevgili annem, hakkında taciz davası açılmasına yetecek derecede kızı süzdükten sonra bana dönüyor:

Emel: Aaa, kızın güzelliğine bak. Fıstık fıstık maşallah!

Görkem: Hı hı!

Emel: Sen de eskiden giyerdin böyle şortlar, şimdi neden giymiyorsun artık?

Görkem: Anne, o kız 19 yaşında, takriben 40 kilo falandır. Ben nasıl giyerim artık o kısa şortları? Yakışır mı?

Emel: Madonna giyiyor ama!!

Görkem: ?!?!?!

Şimdi, ben güleyim mi ağlayayım mı, şaşırdım. Annem beni bir dünya starıyla karşılaştırdığı için sevinmeli mi, yoksa bu kadın 150 yaşında olduğu için üzülmeli miyim 🙂

Anneannem de yıllar önce Star’da güzellik yarışmasına bakıp bakıp evdeki misafirlere şöyle demişti: “Benim kızım hepsinden güzel” Annem gülerek sormuştu “Görkem’i kastediyorsun herhalde” Anneannem cevap verdi “Yoo, seni kastediyorum” Bu diyaloğun yaşandığı dönem, sanırım annem muhtemelen 50 yaşında falandı. Boşuna dememişler: Kuzguna yavrusu… 🙂

Reklamlar

43 thoughts on “Çıtır ve ben!

  1. Allah hiçbirini başımızdan eksik etmesin:)) gerçekten de unutuyoruz onları…ta ki ihtiyacımız olana dek:(( ay duygulandırdın beni ya.. neyseki bayramda annemin yanındayım :))) Sende benim için annenin yanaklarından öp:) Kadir geceniz hayırlara vesile olsun,dualarınız kabul olsun canım…

  2. :)) Allah hepsine uzun ömürler versin, başımızdan eksik etmesin. Bizde sizin gibiyiz annemle, görüşemedik bir dönem. Yoğun iş hayatı,ardından evlilik derken. Şükür Ada doğdu, annem ona bakıyor bu sebepten hergün görüyorum. Her anaya yavru şahin hakikaten. Annemde beğendiği kıza kadına bakar her daim ve de hep olmadık yerlerde:)
    Hayırlı kandiller hepinize 🙂

  3. ay alem senin annen! :))) yazılarında en sevdiğim şeylerden biri anneni anlatırken Emel Teyze gözümün önüne geliyor ve tam da tahmin edebiliyorum halini 🙂 ellerinden öptüğümü söyle ona. Bu arada senin annenin bazı gençlik fotoları bizim eski albümlerde de mevcut ve hakikaten herkese taş çıkartır güzellikteydi, hatta bilirsin Hale Soygazi’ye benzetilirdi 😉 Bu arada rahmetli Sabahat Anneanneyi’di andık bu mübarek günde, Allah gani gani rahmet eylesin çoook tatlıydı, balkonundaki çiçeklerin nasıl açtığını gösterirdi bize çocukken. Hepimizin Kadir gecesi kutlu olsun, sevgiler…

  4. Bence annen haklı. Fıstık gibisin. benden iki tane Görkem çıkar.

    Dün aynı sözü ben de anneme kullandım. kargaya yavrusu….

    Geçen de bir yerde okudum. İnsan yaşadığı yıllar kadar değil yaşamadığı yıllar kadar yaşlanırmış.
    Anneannen ve annene gıpta ediyorum Görkemim.
    Hayırlı kandiller canım.

  5. Evet yaa bazen ihmal ediyoruz onları, her işimize koşan hep destek olan, karşılıksız seven biricik annelerimize sevgimizi göstermeyi unutuyoruz.Eve gider gitmez sarılıp öpeyim anneciğimi 🙂

  6. Annene bayiliyorum 🙂 Bence de fistik gibisin.Zaten fotograflarini yakindan gorunce abla demeyi biraktim.Ozellikle instagram da dogum gunu icin hazirlik asamasinda paylastigin fotografta fiziginde ayri goz dolduruyordu.Masallahin var..

  7. merhabalar
    bloğunuzu tesadüf bulmuştum.. bayağıdır takip ediyorum ama ilk kez yorum bırakıyorum.Annenize çok güldüm:)..evet çoğu zaman ihmal ediyoruz onları..hattaben şuan bile ihmalkarım..kandil ve ben daha bugün arama fırsatı bulamadım..:(
    doğum yaptığımda ben bebeğime baktım..annem de tıpkı bebekmişim gibi bana ve bebeğime baktı..
    ben annemle çok vakit geçirdim evlenmeden önce, şimdi uzağız biraz vakit geçiremiyorum istifamı etsem ne yapsam :PPP

  8. Hem düşündürücü, hem duygusal, hem de güldüren yine o çok güzel yazılarınızdan bir tanesi… Bazı yerlerde o kadar sesli gülmüşüm ki, Nilüfer n’oldu anne diye geldi. Ama anneniz Emel Hanım da, anneanneniz de çok haklılar. Güzellik genleriniz de var sanırım 🙂

  9. Görkem’cim annende sende fıstık gibisiniz maşallah.Ben bugünlerde epey özeniyorum sana valla,çalışmıyosun,oğlunlasın,annenlesin ooh(bu noktada içi seni dışı beni yakar diyebilirsin ama;) Benim annem Çanakkale’de ve ben onu 2,5 aydır görmüyorum ama ühü ühü 😦

  10. Anneler yaşlandıkça sanırım kendi trenlerinin kaçtığını bildiğinden midir nedir? Hani ben yapamadım sen yap mantığı ile “tak, takıştır, giy, süslen, makyaj yap” modunda psikolojik baskı uygulamasına geçiyorlar. Benim de anacım öyle, zira kendisi sabahın bir körü bana gelirken bile ( kızıma bakıyor ) hafif makyajı, kıyafetine uyumlu takılarıyla, sabah mahmurluğumu üstümden attırıyor. Bizim kızın idolü anneannesi 🙂

  11. Annem:Benim kızımın bacakları Beyonce’den daha güzel!
    Ben(175 boy,80 kg):He anne he
    işte anneler bu kadar ÇOK seviyorlar çocuklarını 😀 bir de sizi hiç görmedim ama yazın mini şort giymek İzmir’de kim yapsa abes bulunmayacak bir eylem gibi geliyor bana,malum sıcak yer 😀

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s