Öfke, kızgınlık, isyan!

Bu gün, doğrudan Rüzgar’la ilgili olmayan, fakat hepimizin çocuğunu ilgilendiren bir olay yüzünden çok ama çok sinirliyim. Sanırım başından başlamam lazım: Bir arkadaşım, çocuğuna daha güzel bir gelecek sağlamak için, düşündü, taşındı, yaşadığı ülkede oğlunun iyi bir eğitim alamayacağına inandığı için, eşiyle birlikte , ekonomik anlamda büyük bir riske girerek, pılısını pırtısını toplayarak Türkiye’ye döndü. Yalnızca çocuğunu ve onun geleceğini düşündüğü için… Haftalarca uygun, Atatürkçü, çağdaş ve akılcı eğitim veren bir okul aradılar. Sonunda buldular, ya da bulduklarını sandılar. Okul öncesi eğitim için yıllık binlerce Dolar talep eden bir kolejden bahsediyorum. Sayfalarca kırtasiye listesi verildi okuldan. Hem de öyle böyle değil, “Bilmemne marka pastel boya seti, şu marka, beş takım, abudik marka kağıt, seksen adet” falan şeklinde dudak uçurtan bir liste. “Aman oğlumuzun geleceği için feda olsun binlerce dolarlar” diye gayet alaturka yaklaştık konuya. Ne de olsa okul Avrupa standartlarında eğitim veriyordu, e tabii bazı talepleri olacaktı vesaire… Peki ne oldu: Arkadaşımın, eğitimi için hayatını değiştirip buralara geldiği oğlu, daha okulun ilk haftasında, duvara sabitlenmiş olması gereken dolabın üzerine devrilmesi sonucu bacağını kırdı, ameliyat oldu, bacağına platin takıldı. Dört yaşında bir erkek çocuğu, kalçasına kadar alçı içinde, bir buçuk ay yatacak. İki sene sonra yeni bir ameliyat daha geçirerek bacağındaki platin çıkartılacak. Okul yetkilileri masrafları ödediler ve ortamdan anında arazi oldular. Bahsettiğim İstanbul’un en “köklü” eğitim kurumlarından birisi. Anlaşılan Avrupai eğitim anlayışı sadece yeşil dolarları alırken devreye giriyor. Şimdi arkadaşım, bütün gün yatağa bağımlı kalan çocuğunu oyalamak için neler yapabileceğini düşünerek kafayı yiyor. Ne okulun sahiplerinden ne de öğretmeninden arayan soran yok. Çıldırmamak işten değil. Aklıma ister istemez daha feci senaryolar geliyor. Örneğin bu:

http://www.haberturk.com/yasam/haber/515414-yine-anaokulu-yine-lavabo-dehseti

Allah korudu deyip kendimizi avutuyoruz.

Ama ya korumasaydı…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s