Aile, Dunya, Egitim, EvHayati, Gelisim falan, OkulHayati

Kalp Ağrısı

Küçüklüğümde aşk/meşk olaylarına girdiğimi hiç hatırlamıyorum. Hele ki ilkokulda, öyle bir şeyin varlığından bile haberim yoktu. Ortaokul yıllarımda babaannemin evinin karşısındaki apartmanda oturan bir çocuğu çok beğenmeye başladım. O sıralar ben 14 falanım, o da 24-25 . Eve geliş saatlerine yakın, yazsa balkona, kışsa pencerenin önüne kamp kurar, bir kaç saniyelik saadet yaşardım. (Arabası sokağın… Okumaya devam et Kalp Ağrısı

Aile, Dunya, Egitim, EvHayati, OkulHayati

Şimdi Bodrumlu olduk, sokakları doldurduk :)

Rüzgar'ın 22 aylıktan beş yaşına kadar aynı kreşe devam ettiğinden ve öğretmenlerini birer eğitimciden çok, bir abla, neredeyse anne gibi benimsediğinden bahsetmiştim daha önce. Şeker Portakalı Anaokulu, belki de benim annelik yaşantımın en büyük şanslarından biri oldu. Öğretmenleri ile kurduğumuz sağlıklı iletişimle Rüzgar'ın gelişimsel problemlerinin üstesinden sancısız bir şekilde geldiğimiz gibi, aynı zamanda Bodrum'da kuracağımız… Okumaya devam et Şimdi Bodrumlu olduk, sokakları doldurduk 🙂

Dunya, Egitim

Rüzgar soruyor: Kaç tane Atatürk var?

"Anne, Atatürk öldü mü?" diye sordu dün gece yatmadan önce. "Evet" dedim. "Maalesef Rüzgar'cım" Gözleri doldu "Hayıırr, ölmedi" dedi. Biraz durdu, sonra şöyle söyledi: "Kalbimizde yaşıyor ya..." "Haklısın oğlum" dedim. Suratını buruşturdu, yine sordu: "Kaç tane Atatürk var anne?" "Sadece bir tane canım" "Bu kadar çocuğun kalbine nasıl sığıyor bir tane Atatürk?" ... O an,… Okumaya devam et Rüzgar soruyor: Kaç tane Atatürk var?

Aile, Dunya, Egitim, EvHayati, Gelisim falan, OkulHayati

Fotoroman tadında: Rüzgar gibi geçti!

Sonunda medeniyete kavuştuk, yani internete 🙂 Bodrum'a taşındığımızdan beri ellerim kaşınıyordu. Yazamıyorum, blog okuyamıyorum, telefonun o minik ekranından ise hiç bir şey yapmak içimden gelmiyor. Son yazımdan bu yana (Rüzgar'ın doğum gününde paylaştığım çalakalem olanı saymazsanız)  iki ay dokuz gün geçmiş. Bu kadar zamanda olan biteni anlatmaya kalksam ellerimde derman kalmaz. O yüzden dedim ki, şöyle… Okumaya devam et Fotoroman tadında: Rüzgar gibi geçti!

Aile, Dunya, Emzirme-Sut Meseleleri, Uncategorized

5 sene önce bu saatlerde…

Beş sene önce bu saatlerde... . Doğuma daha iki ay var derken bir bayram sabahı kendimi ameliyathanede bulmamın verdiği şokla, henüz ölümlerden döndüğümün bilincine varamamış, üzerimde hastane pijamasıyla yatakta şaşkın şaşkın oturuyor... . Saat başı süt sağıp, çıkan 5 cc. kolostruma şükretmeyi öğreniyor... . Yoğun Bakım'dan imzalaması için gönderilen "prematüre bebekleri bekleyen olası riskler" formunu… Okumaya devam et 5 sene önce bu saatlerde…

Aile, Dunya, Egitim, Gelisim falan

Annelik anlayışımız genlerimizde mi saklı?

İnsanlara kolay açılabilen bir karakterim olmamasına karşın, yeni kişiler tanımayı çok severim. Ve bir lütuf olarak, şükürler olsun ki etrafım rengarenk insanlarla dolu. Doğduğumdan beri çok renkli bir mozaiğin parçası olmaktan, hep mutluluk duydum. Eğer bana nereli olduğumu sorarsanız, Türkiye'de yaşayan hemen hemen herkes gibi, memleketin bir köşesinden girip diğer tarafından çıkacağımdan, cevap vermeden önce… Okumaya devam et Annelik anlayışımız genlerimizde mi saklı?

Aile, Dunya, Egitim, EvHayati

E benim zaten üç tane çocuğum var…

Şöyle aşağıdaki gibi üç tane tabela yaptırmayı düşünüyorum. Birisini boynuma asacağım, birini eve, üçüncüsünü de annemin evine. Belki o zaman oğluma acıyan gözlerle bakıp yapılan "Aaaa buna kardeş verme zamanı gelmiş" saptamalarından kurtulurum. Kardeşim, herkese de anlatılmıyor ki "Bakın, ben ablasyo plasenta tanısıyla, 33 haftalık doğum yaptım, 22 tansiyonla. Bebek de, ben de öbür tarafa… Okumaya devam et E benim zaten üç tane çocuğum var…

Aile, Dunya, IsHayatim, OkulHayati

Bu da bizim “Masal”ımız…

Hayat çok güzel ve çok tuhaf... Bir hafta önce üzülerek işten ayrıldım. İşten ayrılmamdan iki gün sonra uzun zamandır beklediğim bir haber aldım. (Bunu, kesinleştikten sonra paylaşacağım sizlerle) "Ben evde oturmaktan sıkılırım, ne yapsam ne yapsam?" diye düşünürken beynimde bir şimşek çaktı ve içimde bir umut filizi yeşermeye başladı. (Bunu da paylaşacağım, olgunlaşınca 🙂 )… Okumaya devam et Bu da bizim “Masal”ımız…

Aile, Dunya

Kürtaj / Sezaryen : Türkiye’de kadın olmak ya da olmamak…

Gündemi çalkalayan nur topu gibi konularımız oldu: Kürtaj cinayet mi? Sezaryen hak mı? Şimdi herkes bunları konuşuyor olsa da, bildiğiniz gibi toplumsal olarak hafızası zayıf bir milletiz, tartışılan görüşlerden alıntılamak istiyorum ki, söz uçarsa yazı kalsın... Bakarsın yarın öbür gün bu yasa da çatır çutur çıkar, herkes de  hayatına kaldığı yerden devam eder. Ta ki,… Okumaya devam et Kürtaj / Sezaryen : Türkiye’de kadın olmak ya da olmamak…

Aile, Dunya

The Mouse Whisperer

The Horse Whisperer adlı bir kitap vardı, hatırlar mısınız? İngiliz yazar Nicholas Evans'ın, her ne kadar aynı takma adla anılan ilk kişi Daniel Sullivan adında İrlandalı bir at yetiştiricisi olsa da, yazdığı kitapta,  yine at yetiştiricisi olan Dan M. "Buck" Brannaman'dan ilham aldığı söylenir. Aynı adla filmi de çekilmiştir. İngilizcede "Whisperer" sözcüğü, bu deyimden yola… Okumaya devam et The Mouse Whisperer