Sanırım "yeni yıl hüznü" melankolisine kapıldım. Sabahtan beri eski fotoğraflara bakıp bakıp nemlenen gözlerimi siliyorum. Bu, akşamdan kalmalığın farklı bir formu sanırım. Bakınız, fotoğrafta Rüzgar sekiz aylık. Şimdi o anları anımsıyorum ve kendi kendime soruyorum: Zaman çılgınca akıp giderken bebeğimi yeterince sevdim mi? Durmadan endişelenmekten zaman bulup da, şöyle sımsıcak sarılıp kokusunu içime iyice çektim… Okumaya devam et Yeni bir yılda… yine mırıldanıyorum…
Kategori: Gelisim falan
Çocuğuma söylediğim en acaip 5 şey
Zaman zaman Baby Center bloglarını okuyorum. Bazıları çok yüzeysel oluyor, şöyle bir tarayıp geçiyorum, bazıları ise yeni bir şeyler öğretiyor veya güldürüyor beni. Bugün alıntıladığım yazı, güldürenlerden. Jenni Buckley isimli bir yazara ait yazı, Çocuğuma söylediğim en acaip 5 şey başlığını taşıyor...* Bir bebek sahibi olmak sanırım yaptığım en acaip şeyler listemin başlarında yer alır. Dünyaya… Okumaya devam et Çocuğuma söylediğim en acaip 5 şey
Kalp Ağrısı
Küçüklüğümde aşk/meşk olaylarına girdiğimi hiç hatırlamıyorum. Hele ki ilkokulda, öyle bir şeyin varlığından bile haberim yoktu. Ortaokul yıllarımda babaannemin evinin karşısındaki apartmanda oturan bir çocuğu çok beğenmeye başladım. O sıralar ben 14 falanım, o da 24-25 . Eve geliş saatlerine yakın, yazsa balkona, kışsa pencerenin önüne kamp kurar, bir kaç saniyelik saadet yaşardım. (Arabası sokağın… Okumaya devam et Kalp Ağrısı
Ah bu ben, kendimi nerelere vursam
Dün gece... Rüzgar'ın son zamanlarda tavan yapan gece korkuları yüzünden, yine o uykuya dalana kadar yan yana yatıyoruz. Bir süre sonra, nefes alıp verirken Rüzgar'dan hıklamayla tıkanma arasında tuhaf sesler gelmeye başlıyor. Ellerim bir anda buz kesiyor. Bir anda gözümün önünden, Rüzgar doğduğundan beri sıklıkla yaşadığımız geceler geliyor. (Hep de gece olur bu meret). Rüzgar'ın… Okumaya devam et Ah bu ben, kendimi nerelere vursam
Fotoroman tadında: Rüzgar gibi geçti!
Sonunda medeniyete kavuştuk, yani internete 🙂 Bodrum'a taşındığımızdan beri ellerim kaşınıyordu. Yazamıyorum, blog okuyamıyorum, telefonun o minik ekranından ise hiç bir şey yapmak içimden gelmiyor. Son yazımdan bu yana (Rüzgar'ın doğum gününde paylaştığım çalakalem olanı saymazsanız) iki ay dokuz gün geçmiş. Bu kadar zamanda olan biteni anlatmaya kalksam ellerimde derman kalmaz. O yüzden dedim ki, şöyle… Okumaya devam et Fotoroman tadında: Rüzgar gibi geçti!
Annelik anlayışımız genlerimizde mi saklı?
İnsanlara kolay açılabilen bir karakterim olmamasına karşın, yeni kişiler tanımayı çok severim. Ve bir lütuf olarak, şükürler olsun ki etrafım rengarenk insanlarla dolu. Doğduğumdan beri çok renkli bir mozaiğin parçası olmaktan, hep mutluluk duydum. Eğer bana nereli olduğumu sorarsanız, Türkiye'de yaşayan hemen hemen herkes gibi, memleketin bir köşesinden girip diğer tarafından çıkacağımdan, cevap vermeden önce… Okumaya devam et Annelik anlayışımız genlerimizde mi saklı?
Sabah Sabah Seda Sayan, Akşam Akşam Rüzgar Çetinalp
Aşağıdaki diyalog tümüyle gerçek bir hikayeden, dün geceki uyku öncesi sohbetimizden alınmıştır 🙂 Rüzgar: Anneee... Görkem: Efendim oğlum. Rüzgar: Senin adın Görkem, ben sana neden anne diyorum? Görkem: E, annen olduğum için oğlum. Rüzgar: Ama ben de herkes gibi sana Görkem demek istiyorum. Görkem: Çok istiyorsan diyebilirsin tatlım, sorun değil. (Yalaaann, tabii ki sorun, soğukkanlı görünmeye… Okumaya devam et Sabah Sabah Seda Sayan, Akşam Akşam Rüzgar Çetinalp
Rüzgar ve San’ât*
* Bülent Ersoy vurgusuyla okuyunuz. Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu, sanatsal duyarlılığı gelişmiş bir anne olarak çocuğumun da sanatla ilgilenmesi beni mutlu eder şüphesiz. Baleyi, klasik müziği çok sever Rüzgar. Ben de severim. Ama anladığım kadarıyla şimdilik pek "sahne insanı" değil... Performans göstermektense dinlemekten, izlemekten daha çok hoşlanıyor gibi. Resim yapmaya da düşkün olmadı pek. Ben… Okumaya devam et Rüzgar ve San’ât*
Çok hazırlıksız yakalandım, çooook!
Geçtiğimiz akşam, eşim dışarıda olduğundan Rüzgar'ın her akşam yinelenen, odada oyun oynama, ardından çiş yapma, diş fırçalama, el-yüz yıkama aşamalarından oluşan gece rutinini birlikte gerçekleştirdik. Gerçekleştirmez olaydık... Diyorum ya, fena hazırlıksız yakalandım. Rüzgar: (Çişini yapmaktadır) Hihohoh, anne bak, nereye nişan aldım? Tam isabet! (Dezenfektan toplardan bahsediyor)Görkem: Aferin oğlum.Rüzgar: Hadi, sen de yap.Görkem: Hö???Rüzgar: Biz babamla… Okumaya devam et Çok hazırlıksız yakalandım, çooook!
Çocuklarınızın “eserlerini” ne yapıyorsunuz?
Geçtiğimiz Kasım ayında Pratik Anne Çocukların elişi ve resimlerini saklamak başlıklı bir yazı yazmıştı. Çoğu annenin, çocuklarının yaptıkları resimleri, etkinlikleri vs. nasıl değerlendireceklerine dair bir arayış içinde olduğunu görüyorum çevremde. Pratik Anne, her zaman olduğu pratikliğini göstermiş ve şöyle anlatmış: ...şimdilik şöyle bir yöntem buldum. Önce sergilenesi malzemeleri duvarlara asıp sergiliyoruz. Bunun dışında: Yazı ve… Okumaya devam et Çocuklarınızın “eserlerini” ne yapıyorsunuz?