Sevgililer Günümüz, kutlu olsun mu?

Cumartesi sabahı, alarmın sesi ile uyandım. Evet, Cumartesi günleri de alarmla kalkıyorum çünkü Rüzgar’ın Wushu çalışması var. Kocamın sevgililer günü için hazırladığı sürpriz, çeşitli nedenlerle suya düşünce, bari oğlan antrenmandayken karı-koca baş başa kahvaltı edelim diye düşündük. Her hafta sonu Wushu aşkıyla yataktan fırlayan Rüzgar Bey, bu düşüncemizi hissetmiş olacak ki “Ben öksürüyorum, çok da halsizim. Galiba gidemeyeceğim” buyurdular. Dolayısıyla bu şansımızı da kaybettik. “Madem evdeyiz, bari adamcağız uyusun” düşüncesiyle sessizce yataktan kalktım. Önce Rüzgar’ın kahvaltısını hazırladım, sonra da ben kahvaltımı ettim. Ümit’in kahvaltı tabaklarını koyarken “Tereyağını tabağın etrafına bulaştırmasın da, en güzel sevgililer günü hediyesi o olur” dedim kendi kendime. Sonra mutfağı topladım, yemek yaptım, Rüzgar’a meyve kestim, bilgisayarın başına geçtim. Baktım ki, ben böyle gündelik, aptal aptal düşünceler içindeyken; 20 yaşında dünyalar güzeli bir genç kız, Özgecan Aslan öldürülmüş dün. Okumaya devam et