Rüzgar, Kasım ayı itibariyle 37 aylık oldu ve tuvalet "eğitimsizliği" konumuz hala devam etmekte. Konumuz diyerek çoğul konuşuyorum, çünkü aynı aşamalardan geçen tüm ebeveynlerin bildiği gibi, tuvalet problemi, sadece anne-babanın değil çocukla birlikte, yaşadığı ortamı paylaşan herkesin sorumluluğu haline geliyor. "Uyan da balığa çıkalım ablaaa, Üsküdar'da sabah olduu. Çocuk askere gidecek neredeyse!" diyenler, sizi duyuyorum… Okumaya devam et Rüzgar’la “moktan” muhabbetler 🙂
Etiket: saglik
A Farewell to Arms
Bu aralar hemen hemen her blogda, bir kaç annenin yan yana geldiği gruplarda, okullarda konuşulan konu hep aynı: Hastalıklar. Herkes kendi hikayesini anlatıp, neler yaptığını paylaşıyor çaresizce. Hani bir umut... Birisi çıkıp da "Bilmemne diye bi ilaç çıkmış, her tür burun akıntısını, kulak ağrısını, inatçı öksürüğü anında iyi ediyomuş. Yalnız ufak bir sorun var, ilaç… Okumaya devam et A Farewell to Arms
La Pizza Dell’Uydurmattione *
* Uydurmasyon Pizza 🙂 Rüzgar iki gündür çok hasta, geçen yıl bu zamanlarda olduğu gibi yine bronşiolit. Okula göndermiyorum tabii, ne yazık ki neredeyse tüm gün Playhouse Disney karşısında, pijama-terlik-televizyon şeklinde takılıyor. Hastalık durumunda televizyon tek çare çünkü dinlenmeye ihtiyacı olduğu halde, bunu farkedemiyor ve kendini yoruyor, dolayısıyla iyileşmesi gecikiyor. Ne kitaplar, ne boyama, ne… Okumaya devam et La Pizza Dell’Uydurmattione *
Veda…
Bu fotoğrafı gazetede ilk gördüğüm andan beri, boğazıma bir yumru oturdu, kalkmak bilmiyor. Nasıl korkunç bir acıdır bu, nasıl bir veda, isyan edesim geliyor... Şırnaklı baba Şükrü Yavuz, beyin ölümü gerçekleşen kızını son kez öptükten sonra, organlarını bağışlamış. Organları, birisi iki, diğeri on altı yaşında iki çocuğa ikinci hayat şansı vermiş. O toprakları, kültürü az-çok tanıyan birisi… Okumaya devam et Veda…
Minik kahramanımıza…
Üç sene önce, tam da bu saatlerde, hafif hafif yoklamaya başlamıştı sancılar. O kadar okuyan, inceleyen bir anne adayı olmama rağmen, doğum sancılarının kasıklardan geldiğini sanıyordum. Benim belim ağrıyordu. Gaz sancısı gibiydi, akşam fazla kaçırdığım mercimek çorbasını suçladım durdum. Annem (neyse ki yanımdaydı) "Kızım sancıların arasını kontrol et" dediğinde, deli gibi korkmaya başladım. Ya gerçekten… Okumaya devam et Minik kahramanımıza…