Annelik duygumun çok köklü bir geçmişi yok... Şunun şurasında dört senelik anneyim. Ama 36 senedir annemin biricik kızıyım. Önce bir evlat olmayı öğrendim ondan, sonra da anne olmayı. Yaptıkları, yapmadıkları, eleştirileri, görmezden geldikleriyle bu günkü ben oldum. Tanıdığı hareket alanıyla "özgür", bana duyduğu inançla "dengeli", değerleriyle "oturup-kalkmayı bilen", özverisiyle "değer bilen", direnciyle "kuvvetli", takdiriyle "özgüvenli",… Okumaya devam et En güzel Anneler Günü hediyem
Kategori: Aile
“Rüzgar”lı Hıdrellez
Hıdrellez, İzmir'de yaşayanlar için bambaşka bir coşku kaynağı. Ben İstanbul Nişantaşı'nda yaşayıp büyüdüğüm için, o zamanlar haber kaynakları da günümüzdeki gibi yoğun olmadığından böyle bir günden haberdar değildim. İzmir'e taşındığımızda öğrendim. Sınıfsal farklılıkların çok belirgin olmadığı bu güzel kentte, zengini-fakiri, sosyetesi-esnafı, 5 Mayıs gecesi sokaklara dökülür, kimisi ateşten atlar, kimisi kibar kibar gül dibine dilek… Okumaya devam et “Rüzgar”lı Hıdrellez
Saklambaç oynayan elime mim diksin!
Yeni bir röportajla karşınızdayız baylar/bayanlar. Mimleyen yine Nilhan'cığım ve mucizesi. 1- Mesleğin seni mutlu ediyor mu? Bazen evet, bazen hayır. Reklam ajansında Marka Yönetmeniyim. Mesleğimi seviyorum çünkü yaratıcılığımı besleyen, renkli insanlarla birlikte olduğum, dinamik, sürekli yeni şeyler öğrenmeme olanak tanıyan ve en önemlisi "kıyafet zorunluluğu" olmayan bir işim var. Ceket, gömlek falan giyemem çünkü, içim… Okumaya devam et Saklambaç oynayan elime mim diksin!
Delice bir sevda…
İlk kez geçen hafta buluştuk. İzmir'e geldiğini öğrendiğimde inanılmaz bir yoğunluk içindeydim ajansta, dolayısıyla görüşme olanağı bulamamıştım. Bu durumdan az da olsa vicdanım rahatlamadı dersem yalan söylemiş olurum. Düpedüz çekiniyordum tanışmaya. Hayal kırıklığına uğramaktan, daha da önemlisi, hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyordum. Kimselere bir şey söyleyemiyordum da. Koskocaman, evli-barklı kadın, "internetten tanıştığı birisiyle" nasıl buluşurdu? Tüm… Okumaya devam et Delice bir sevda…
Erkek değil mi… (Part II)
Geçtiğimiz gece yaşadığımız olayın ardından anlıyorum ki, yedi ayda benim oğlumun duygularında pek bir değişiklik olmamış. (Yedi ay öncesi için tıklayın) Yine gece… Yine kitabımızı okumuşuz, minik sohbetimizi etmişiz, uyku zamanı gelmiş. Yan yana yatıyoruz. Rüzgar aniden yanağımı okşuyor. Rüzgar: Annecimm, seni çok seviyorum. Görkem: (O esnada erimektedir tabii mutluluktan) Rüzgar'cımm, ben de seni çok… Okumaya devam et Erkek değil mi… (Part II)
Kaçış
Ailesiyle Göztepe maçına giden Rüzgar, etrafındaki gürültü ve karmaşadan bezmiş, çaktırmadan sıvışmaya çalışmakta, bir yandan da sağını solunu kolaçan etmektedir. Sonunda, sığınacağı limanı bulmuştur. Kendisini Türk Polisi'nin güvenli ortamına atarak huzur ve mutlulukla maçını izler.
Ukala!
Bizimkinin maceraları birikti epeydir. Neyse ki sırf bu anları kayda almak için bir defterim var, yoksa unuturum gider... Rüzgar: Annee, yarın CocoPops alalım mı? Görkem: (İç Ses: Aman Allahım, çocuk özgür iradesiyle, kendiliğinden yiyecek bir şey istedi) Alırız tabii, n'oldu acıktın mı? Rüzgar: Yoo, iPad veriyomuş da, belki bize çıkar diye dedim. Görkem: ???? Rüzgar:… Okumaya devam et Ukala!
Çok hazırlıksız yakalandım, çooook!
Geçtiğimiz akşam, eşim dışarıda olduğundan Rüzgar'ın her akşam yinelenen, odada oyun oynama, ardından çiş yapma, diş fırçalama, el-yüz yıkama aşamalarından oluşan gece rutinini birlikte gerçekleştirdik. Gerçekleştirmez olaydık... Diyorum ya, fena hazırlıksız yakalandım. Rüzgar: (Çişini yapmaktadır) Hihohoh, anne bak, nereye nişan aldım? Tam isabet! (Dezenfektan toplardan bahsediyor)Görkem: Aferin oğlum.Rüzgar: Hadi, sen de yap.Görkem: Hö???Rüzgar: Biz babamla… Okumaya devam et Çok hazırlıksız yakalandım, çooook!
Everytime We Say Goodbye.
Bir sene oldu gideli... Gittiğinden beri... Ağacın çiçek açtı, pespembe, kocaman. Evimize insanlar doldu, Türkiye'nin, Dünya'nın dört bir köşesinden, görsen sinir olurdun. Torunun seni çok ama çok özledi. Hiç bilmediğimiz yanlarını keşfettik, ziyarete gelen çevre apartmanların kapıcılarından öğrendik, meğer balkonun önüne gelir, sana ilaç sorarlar, sen de sağlık sorunlarına deva olurmuşsun. Oraya buraya tıkılmış, tanımlanamayan… Okumaya devam et Everytime We Say Goodbye.
Anneannem ve ekmek teknesi…
Bizim ailenin hünerli eli kuzenimdir aslında. O varken tarif vermek bana düşmez pek... Fakat anneannemin, tüm torunları için klasikleşen muhteşem bir lezzeti yıllar sonra yabancı bir blogda karşıma çıkınca dayanamadım, paylaşmak istedim.Biraz da rahmetli anneanneciğimi yad etme fırsatı olur diye düşündüm. Bu ara pek aklımıza düşer oldu, geçen hafta kuzen yazmıştı, şimdi de benim kabardı… Okumaya devam et Anneannem ve ekmek teknesi…