Şimdi biz Bodrum'dayız ya: Davulun sesi uzaktan "Burada harika bir hayatımız var, ortalık yemyeşil, kuşlar cıvıldıyor, hava mis, çocuk farklı milletlerden bir sürü arkadaş edindi, okulların bahçesi Benetton reklamı gibi, yumurtalar tavuktan, mandalinalar ağaçtan, yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda, tra la laaa!" şeklinde geliyor olabilir. Ama gerçek şu ki, büyük şehirlere alışkın olanlar için, küçük yerde yaşamak güvenden ziyade bir… Okumaya devam et Gözyaşlarımızı bitti mi sandın?
Rüzgar basın toplantısında…
Rüzgar'ın okulunda çok sevdiğim bir uygulama var: Paylaşım saati. Her sabah aynı saatte, tüm sınıf arkadaşları bir araya geliyor, daire oluşturarak oturuyor ve sırayla bir önceki günü nasıl geçirdiklerini, neler yaptıklarını, hissettiklerini vs. anlatıyorlar. İşin ilginç yanı, başkasını dinleme konusunu pek önemsemediğini düşündüğüm Rüzgar, hemen hemen her gün, arkadaşından duyduğu, kendisine ilginç gelen bir olayı bana… Okumaya devam et Rüzgar basın toplantısında…
Yeni bir yılda… yine mırıldanıyorum…
Sanırım "yeni yıl hüznü" melankolisine kapıldım. Sabahtan beri eski fotoğraflara bakıp bakıp nemlenen gözlerimi siliyorum. Bu, akşamdan kalmalığın farklı bir formu sanırım. Bakınız, fotoğrafta Rüzgar sekiz aylık. Şimdi o anları anımsıyorum ve kendi kendime soruyorum: Zaman çılgınca akıp giderken bebeğimi yeterince sevdim mi? Durmadan endişelenmekten zaman bulup da, şöyle sımsıcak sarılıp kokusunu içime iyice çektim… Okumaya devam et Yeni bir yılda… yine mırıldanıyorum…
Yeni bir yıl… yeni bir umut…
Bizim kalbimiz hep kırıktır çocuk . Ama, yine de eksik etmeyiz sol cebimizden umudu. Nazım Hikmet Sevgili yeni yıl, Son üç senedir senden pek memnun değilim, bilesin! Neyse ki, son anda bir güzellik yaptın da, umutlu, yepyeni bir hayata başlamamıza vesile oldun. Bu sefer senden çok iyi performans bekliyorum. Hem bizim, hem de tüm sevdiklerimiz için. 2013… Okumaya devam et Yeni bir yıl… yeni bir umut…
Çocuğuma söylediğim en acaip 5 şey
Zaman zaman Baby Center bloglarını okuyorum. Bazıları çok yüzeysel oluyor, şöyle bir tarayıp geçiyorum, bazıları ise yeni bir şeyler öğretiyor veya güldürüyor beni. Bugün alıntıladığım yazı, güldürenlerden. Jenni Buckley isimli bir yazara ait yazı, Çocuğuma söylediğim en acaip 5 şey başlığını taşıyor...* Bir bebek sahibi olmak sanırım yaptığım en acaip şeyler listemin başlarında yer alır. Dünyaya… Okumaya devam et Çocuğuma söylediğim en acaip 5 şey
Yumurta kapıya dayandı!
Geçtiğimiz hafta başında Rüzgar'ın öğretmeni, gönderdiği bültende şöyle yazmış: Değerler eğitimi dersinde yapacağımız ‘’Yumurta sorumluluğu’’ etkinliği için desteklerinize ihtiyacımız var. 3 Aralık Pazartesi gününden başlayarak 7 Aralık Cuma gününe kadar öğrencilerimizden bir yumurtayı kırmadan okula getirmelerini ve eve götürmelerini bekleyeceğiz. Yumurtalar haşlanmış olacak ama öğrencilerimiz bunu bilmeyecek ve her gün aynı yumurtayı okula getirip eve götürecek. Sınıfta… Okumaya devam et Yumurta kapıya dayandı!
Hay ben bu modern ebeveynliğin….
Sabah altı buçukta, yalpalaya yalpalaya uyandım. Zira bir haftadır migren kriziyle boğuştuğumdan, içtiğim ağrı kesiciler beynimi sünger gibi yapmış, bu durum mantığımın vücuduma makul bir şekilde hükmetmesini olanaksız kılmıştı. Isınma sorunumuzu hala çözemediğimiz için (evet, Bodrum, Avustralya gibi dört mevsim yaz olan bir yer değilmiş) çocuk uyanana kadar ortalık biraz ılınsın diye, salondaki klimayı açtım.… Okumaya devam et Hay ben bu modern ebeveynliğin….
Kalp Ağrısı
Küçüklüğümde aşk/meşk olaylarına girdiğimi hiç hatırlamıyorum. Hele ki ilkokulda, öyle bir şeyin varlığından bile haberim yoktu. Ortaokul yıllarımda babaannemin evinin karşısındaki apartmanda oturan bir çocuğu çok beğenmeye başladım. O sıralar ben 14 falanım, o da 24-25 . Eve geliş saatlerine yakın, yazsa balkona, kışsa pencerenin önüne kamp kurar, bir kaç saniyelik saadet yaşardım. (Arabası sokağın… Okumaya devam et Kalp Ağrısı
Öpsün seni Zeki Müren!
Okulunun düzenlediği gezi kapsamında Zeki Müren Müzesi'ne giden Rüzgar, servisten iner inmez, nefes nefese, yaptıklarını anlatmaya başlar: - Anne, biz müzeye gittik. Bir servise sığmadık, üç minibüse bindik. Ben falancanın yanına oturdum, yolda çişim geldi bla bla bla bla... - Ne müzesine gittiniz Rüzgar'cım? - Müzikçi adamın müzesine... (Çocuk iki yaşından beri operaya gidiyor, bale… Okumaya devam et Öpsün seni Zeki Müren!
Ah bu ben, kendimi nerelere vursam
Dün gece... Rüzgar'ın son zamanlarda tavan yapan gece korkuları yüzünden, yine o uykuya dalana kadar yan yana yatıyoruz. Bir süre sonra, nefes alıp verirken Rüzgar'dan hıklamayla tıkanma arasında tuhaf sesler gelmeye başlıyor. Ellerim bir anda buz kesiyor. Bir anda gözümün önünden, Rüzgar doğduğundan beri sıklıkla yaşadığımız geceler geliyor. (Hep de gece olur bu meret). Rüzgar'ın… Okumaya devam et Ah bu ben, kendimi nerelere vursam