Bir kadın

• Saçından başından ödün vermez ama çamaşır suyu lekeli eşofmanla gezmekten de rahatsız olmaz.

• Bir eczacı kızı ve eczacı eşine yaraşır şekilde, gerçek bir ilaç yanlısıdır. Seyahatlerde valizden bozma ilaç çantasıyla gezer. Uçakta, korkudan fenalık geçiren bir kızın ağzına iki koltuk önden, sakinleştirici fırlatıp isabet ettirmişliği vardır. Okumaya devam et

Bir yılbaşı gecesinin anatomisi

Gecenin Mutsuzu: Gündüz gittiğimiz kaplıcada saçlarının fönü bozulduğu için, annem. Kadın o kadar demoralize olmuş ki, “nasıl olsa iğrencim” psikolojisiyle makyaj bile yapmamıştı. “Kendimi saçım güzel olduğunda güzel hissediyorum” mottosunun takipçilerindendir de benim sevgili annem.

Gecenin Aykırısı: Yaş ortalaması 80 olan otel konukları arasında sap gibi kalan ve sıkıntıdan patlayan kardeşim. O kadar sıkıldı ki, saat 24.00 olmadan, kimseye eyvallah demeden bastı, odaya gitti.

Gecenin Kara Kara Düşüneni: Okumaya devam et

Genel istek üzerine: Biraz da gülelim…

Kaç seferdir içinizi kıyıyorum yazılarımla, farkındayım. Yine zor zamanlardayız, fakat bu demek değil ki hayatımızda komik şeyler olmuyor. Anneme, Rüzgar’a Allah uzun ömürler versin, her gün yeni yeni bombalar patlatıyorlar.

§§§

Görkem ve Ümit son zamanlarda asosyallikten gebermektedir. Akşam üzeri Görkem’e çok sevdikleri bir arkadaşlarından telefon gelir ve akşam için çocuklu yemek daveti alırlar. (“Çocuklu davet ne ola ki?” diye düşünenler: Çocuğunuz olunca öğrenirsiniz 🙂 ) Okumaya devam et

Life is a cabaret!

Öğrenciliğimden başlayarak uzun süre anaokullarında ve özel tiyatrolarda drama dersi verdim. İtiraf etmeliyim ki, derslerden  çok keyif almama karşın, gösteri kısmından hep nefret ettim. Minicik çocukları gereksiz bir disipline sokmaya çalışmak benim eğitim anlayışımın tamamen zıttıydı. Çocuklar için eğlence amacından çıkıp bir zorunluluğa dönüşüyordu ve bunu sezdiğimde kendimi kötü hissediyordum… Okumaya devam et