Bizimkinin maceraları birikti epeydir. Neyse ki sırf bu anları kayda almak için bir defterim var, yoksa unuturum gider... Rüzgar: Annee, yarın CocoPops alalım mı? Görkem: (İç Ses: Aman Allahım, çocuk özgür iradesiyle, kendiliğinden yiyecek bir şey istedi) Alırız tabii, n'oldu acıktın mı? Rüzgar: Yoo, iPad veriyomuş da, belki bize çıkar diye dedim. Görkem: ???? Rüzgar:… Okumaya devam et Ukala!
Kadınlar günüymüş, pöeehh!!
Bol enfeksiyonlu, uykusu az, gerginliği fazla bir gecenin ardından, oğlum kendi yatağında uyuyor ne güzel diye sevinerek evden sıvışmak üzereyken "- Annee, hastayım ben, n'oluur işe gitme" diyerek uyandı. Yorgunluk, sinir bozukluğu, hastalıktan Rüzgar'ın iki günde süzülmesinin verdiği gerginlikle benim de gözyaşlarım boşaldı onunla beraber. Bu sırada sevgili kocam aşağıdan bağırıyordu "- Hadiiii, geç kaldııım!"… Okumaya devam et Kadınlar günüymüş, pöeehh!!
Hmmm, mimmm, ohmmmm!
Mimlendim yine a dostlar! Sevgili Esra ve Gönül tarafından. İtiraf etmem lazım ki kimi zaman bu mimler can simidi gibi geliyor bana. Doğrusu, çok çalışkan bir blogger değilim. Bazen üşeniyorum, bazen yoğunluktan zaman bulamıyorum, bazen ise hayatımda yazmaya değer bir şey olmuyor. "Laf olsun torba dolsun" tarzı yazıları ne okumaya ne de yazmaya takatim yok.… Okumaya devam et Hmmm, mimmm, ohmmmm!
Çok hazırlıksız yakalandım, çooook!
Geçtiğimiz akşam, eşim dışarıda olduğundan Rüzgar'ın her akşam yinelenen, odada oyun oynama, ardından çiş yapma, diş fırçalama, el-yüz yıkama aşamalarından oluşan gece rutinini birlikte gerçekleştirdik. Gerçekleştirmez olaydık... Diyorum ya, fena hazırlıksız yakalandım. Rüzgar: (Çişini yapmaktadır) Hihohoh, anne bak, nereye nişan aldım? Tam isabet! (Dezenfektan toplardan bahsediyor)Görkem: Aferin oğlum.Rüzgar: Hadi, sen de yap.Görkem: Hö???Rüzgar: Biz babamla… Okumaya devam et Çok hazırlıksız yakalandım, çooook!
Anne… Her zaman anne!
"Annecim, sen beni güldürdün, Allah da seni güldürsün" yazımın ikinci bölümü olacak bir olay yaşandı az önce. İşyerinde yemeklerimizi normalde, mutfaktan sorumlu, kendisi bilahare yazı konusu olacak Fato ablamız yapar. Kreatif direktörümüz de yemeğe (özellikle de balığa) pek meraklıdır. Canı sıkılınca, vakti olunca o da kolları sıvayıp mutfağa dalar. Böyle zamanlarda Fato yamak olur, direktörümüz… Okumaya devam et Anne… Her zaman anne!
14 Şubat hediyesi: Bir tüp kan.
Elif Şafak'ın bugün yayımlanan yazısı... Üzerine ne bir kelime koyabilirim, ne de bir noktasını çıkartabilirim... Bugün 14 Şubat, gelin Gamze'ye bir hediye verelim: Bir tüp kan olsun AŞK... Bu topraklarda üzerine en çok titrenilen, yüzyıllardır destanlara, şarkılara, türkülere ilham olan; hepimize yaşama gücü veren ama ne yazık ki, bir o kadar kıymetini bilmediğimiz, ya yasak… Okumaya devam et 14 Şubat hediyesi: Bir tüp kan.
Bu kadar kişinin inancından, bir mucize çıkar!
Onu tanımayan neredeyse kalmadı artık. Atakan'ın annesi Gamze... İyi ki de kalmadı... Kadınların gücü, inadı, tuttuğunu koparan yapısı, anneliğin kuvvetiyle birleşince nasıl bir dayanışma doğdu, mutlulukla izledik, bir parçası olmaktan onur duyduk. Nerede "yüksek mevkide" bir tanıdığımız varsa koştuk, akıl aldık, yardım istedik. Herkes elinden geldiğince durumu bloglarında, Twitter'da, Facebook'da paylaştı, yaymaya çalıştı. Şu aşamada,… Okumaya devam et Bu kadar kişinin inancından, bir mucize çıkar!
Everytime We Say Goodbye.
Bir sene oldu gideli... Gittiğinden beri... Ağacın çiçek açtı, pespembe, kocaman. Evimize insanlar doldu, Türkiye'nin, Dünya'nın dört bir köşesinden, görsen sinir olurdun. Torunun seni çok ama çok özledi. Hiç bilmediğimiz yanlarını keşfettik, ziyarete gelen çevre apartmanların kapıcılarından öğrendik, meğer balkonun önüne gelir, sana ilaç sorarlar, sen de sağlık sorunlarına deva olurmuşsun. Oraya buraya tıkılmış, tanımlanamayan… Okumaya devam et Everytime We Say Goodbye.
Anneannem ve ekmek teknesi…
Bizim ailenin hünerli eli kuzenimdir aslında. O varken tarif vermek bana düşmez pek... Fakat anneannemin, tüm torunları için klasikleşen muhteşem bir lezzeti yıllar sonra yabancı bir blogda karşıma çıkınca dayanamadım, paylaşmak istedim.Biraz da rahmetli anneanneciğimi yad etme fırsatı olur diye düşündüm. Bu ara pek aklımıza düşer oldu, geçen hafta kuzen yazmıştı, şimdi de benim kabardı… Okumaya devam et Anneannem ve ekmek teknesi…
Uf !
Çooook hastayız. Çooook hastaydık daha doğrusu. Önce Rüzgar, sonra ben... Şimdi daha iyiyiz şükürler olsun. Bir kez daha deneyimledim ki, anneler ellerinden geldiğince kendine iyi bakmalı. Çünkü çocuklar nasıl hastalandıklarında huy değiştiriyorsa, aynı şekilde anneleri hastalandığında da tuhaflaşıyorlar. Rüzgar, bütün hafta boyunca tepemdeydi, huysuzdu, huzursuzdu... Bir de bitmeyen soruları vardı tabii: - Anne sen hasta… Okumaya devam et Uf !