Aile, Dunya

Nouma bizi diskoya götür!

Bayramda, ilk günkü ziyaret, el öpme, günde dört fasıl baklavaları mideye indirme, Rüzgar'ın bayram harçlıklarını toplama fasıllarından sonra, ikinci gün maaile Kuşadası'na gittik. Önceleri böyle kalabalık tatillere sinir olur, otellerde gördüğüm analı-babalı, kayınvalideli-kayınpederli gruplara hayret ederdim. "Kırk yılda bir tatilde başbaşa kalmak varken ne gerek var ki" diye düşünürdüm. Heyhat, hayatımızın RÖ (Rüzgar Öncesi) ve… Okumaya devam et Nouma bizi diskoya götür!

Aile, Dunya, Egitim

Gelsin hayat, bildiği gibi *

Bu bayram, bayramın ilk gününü ziyaretlere, sonrasını ise tatile ayırdık. Eskiden, üç gün tatil gördük mü, arkamıza bakmadan şehri terkederdik. Şimdi ise, yaşlandık mı nedir, bir kaç el öpmeden gitmek içimize sinmiyor. Yakında "Aaaah, nerede o eski bayramlar?" diye iç geçirmeye başlarsak şaşırmayacağım. Bayram sabahı, Rüzgar'ı bırakacak yerimiz olmadığı için, onu da kabristana götürmek durumunda… Okumaya devam et Gelsin hayat, bildiği gibi *

Dunya

Cogito, ergo sum*

  (...) Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hala malum konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... "Rendekar doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın… Okumaya devam et Cogito, ergo sum*

Aile, Egitim

Beyaz Yalanlar, Part II

Olay gününün sabahı, Ümit, Görkem'e, tüketim toplumunun çılgınlıklarından girip, günümüz çocuklarının tatminsizliğinden çıkarak ciddi bir söylev çekmiş, evlerinin artık bir Disney Shop'tan farksız hale geldiğini, ikinci bir emre kadar Rüzgar Efendi'ye oyuncak alımlarının yasaklandığını tebliğ etmiştir. Şüphesiz sözlerine Görkem de hak vermektedir ama çocuk annesiyle, babayla olduğundan daha fazla vakit geçirdiğinden, baba Rüzgar'ın dandik plastikten Çin… Okumaya devam et Beyaz Yalanlar, Part II

Dunya, EvHayati

A Farewell to Arms

Bu aralar hemen hemen her blogda, bir kaç annenin yan yana geldiği gruplarda, okullarda konuşulan konu hep aynı: Hastalıklar. Herkes kendi hikayesini anlatıp, neler yaptığını paylaşıyor çaresizce. Hani bir umut... Birisi  çıkıp da "Bilmemne diye bi ilaç çıkmış, her tür burun akıntısını, kulak ağrısını, inatçı öksürüğü anında iyi ediyomuş. Yalnız ufak bir sorun var, ilaç… Okumaya devam et A Farewell to Arms

Emzirme-Sut Meseleleri, OkulHayati, Uncategorized

Sizin bebeğiniz nasıl kokuyor?

Lise yıllarımda, Patrick Süskind'in "Koku" (Das Parfum) adlı kitabını okuduğumda, sahip olduğumu önceden farketmediğim bir özelliğimin ayırdına vardım: Kokuları olaylarla özdeşleştirme. Kitapta, koku alma duyusu aşırı gelişen fakat ironik bir biçimde kendine ait bir kokusu olmayan, başkalarının kokusunu çalmak için cinayetler işleyen Jean-Baptiste Grenouille'un ilgi çekici, ürkütücü, dehşet verici yaşamı anlatılıyor. Okumadıysanız, şiddetle tavsiye ederim. Sadece saplantılı bir… Okumaya devam et Sizin bebeğiniz nasıl kokuyor?

Dunya, OkulHayati

Ata’m; güzel, rahat günlere inanıyordu…

  Onlar ki toprakta karınca,                                    suda balık,                                                 havada kuş kadar                                                              çokturlar; korkak,             cesur,                      câhil,                              hakîm                                       ve çocukturlar ve kahreden                  yaratan ki onlardır, destânımızda yalnız onların mâceraları vardır. Onlar ki uyup hainin iğvâsına                                    sancaklarını elden yere düşürürler ve düşmanı meydanda koyup                                       kaçarlar evlerine ve onlar ki… Okumaya devam et Ata’m; güzel, rahat günlere inanıyordu…

Dunya

The Police

  Bahardan kalma bir Cumartesi sabahının tadını çıkarmak isteyen anne ve baba, Rüzgar'ı da yanlarına almış, Kordon'da keyif yapmaktadır. Baba, arkadaşlarıyla (baba olmanın konforuyla) Sirena'da bira içerken  anne, uyku saati gelen Rüzgar'ı pusetine koyar ve deniz kenarında dolaştırmaya başlar. Belki de bir mucize olacak, dolaşırken Rüzgar uyuyacak, annesi de şöööylee ayaklarını uzatıp Türk Kahvesi içecektir. (İnsan hayal ettiği müddetçe yaşarmış 🙂 )… Okumaya devam et The Police

Dunya, Uncategorized

Şimdi bizim çocuklarımız, Öğrenci Andı okumayacak mı?

Tamam, savaşı, temelsiz savaş yandaşlığını, tek tipliliği, tek sesliliği sevmiyorum. Tamam, hiç bir ulusun ferdinin, sadece o ulusun kanını taşıdığı için değerli, eşsiz, benzersiz bir varlık olduğuna inanmıyorum. Milenyum çağında, toprakların kanla sulanarak korunacağını düşünmek gibi bir saflık içinde de değilim, ona da tamam. Ama şimdilerde, Öğrenci Andı'nın kaldırılması tartışması beni çok ama çok rahatsız ediyor. Bu… Okumaya devam et Şimdi bizim çocuklarımız, Öğrenci Andı okumayacak mı?

EvHayati

La Pizza Dell’Uydurmattione *

* Uydurmasyon Pizza 🙂 Rüzgar iki gündür çok hasta, geçen yıl bu zamanlarda olduğu gibi yine bronşiolit. Okula göndermiyorum tabii,  ne yazık ki neredeyse tüm gün Playhouse Disney karşısında, pijama-terlik-televizyon şeklinde takılıyor. Hastalık durumunda televizyon tek çare çünkü dinlenmeye ihtiyacı olduğu halde, bunu farkedemiyor ve kendini yoruyor, dolayısıyla iyileşmesi gecikiyor. Ne kitaplar, ne boyama, ne… Okumaya devam et La Pizza Dell’Uydurmattione *