Rüzgar'ın iki buçuk yaş psikiyatr kontrolünde, pedagog ile görüşmemiz sonucunda, tam olarak telaffuz edemese de anlaşılır şekilde söyleyebildiği kelimeleri listelemiş ve muhteşem sekiz ( rakam ile 8 ) rakamına ulaşmıştık 🙂 Yakınlarımız oldukça endişelense de oğlu üç yaşında konuşmaya başlayan annem ve yine çocuğunun dili yaklaşık o yaşlarda birdenbire çözülüveren kuzenim gayet "cool" tavırlarıyla beni… Okumaya devam et Kavram karmaşası
Kategori: EvHayati
A Farewell to Arms
Bu aralar hemen hemen her blogda, bir kaç annenin yan yana geldiği gruplarda, okullarda konuşulan konu hep aynı: Hastalıklar. Herkes kendi hikayesini anlatıp, neler yaptığını paylaşıyor çaresizce. Hani bir umut... Birisi çıkıp da "Bilmemne diye bi ilaç çıkmış, her tür burun akıntısını, kulak ağrısını, inatçı öksürüğü anında iyi ediyomuş. Yalnız ufak bir sorun var, ilaç… Okumaya devam et A Farewell to Arms
La Pizza Dell’Uydurmattione *
* Uydurmasyon Pizza 🙂 Rüzgar iki gündür çok hasta, geçen yıl bu zamanlarda olduğu gibi yine bronşiolit. Okula göndermiyorum tabii, ne yazık ki neredeyse tüm gün Playhouse Disney karşısında, pijama-terlik-televizyon şeklinde takılıyor. Hastalık durumunda televizyon tek çare çünkü dinlenmeye ihtiyacı olduğu halde, bunu farkedemiyor ve kendini yoruyor, dolayısıyla iyileşmesi gecikiyor. Ne kitaplar, ne boyama, ne… Okumaya devam et La Pizza Dell’Uydurmattione *
Nasıl yani?
Rüzgar : (İçeriye seslenir) Anneeee, geeell ! Görkem: N'oldu? Rüzgar : Gel, bi araba seç, oyun oynayalım. Görkem: Birazdan gelsem olur mu Rüzgar'cım, şimdi işim var. Rüzgar : N'apıyosuun? Görkem: Mutfağı topluyorum. Rüzgar : Ama anneee... O babanın işi! Görkem: ?!
Doğmak ya da doğmamak…
Doğum günü partilerinin, belli bir yaşa kadar çocuk açısından pek bir anlam ifade etmediğine inananlardanım. Doğduğunuz (doğurduğunuz) gün çok çok önemlidir şüphesiz ama kutlamalar, çılgın hazırlıklar, o hengame, telaş... Doğumgünü çocuğu bu durumdan ne yönde etkileniyor acaba? Ya da bakalım o nasıl bir şey ister, gerçekten önemsiyor muyuz? Bu günler çoğunlukla "körlerle sağırlar, birbirini ağırlar" şeklinde geçiyor. Hele… Okumaya devam et Doğmak ya da doğmamak…
Anneannesi ve Rüzgar, Part II
Yazılarımı takip edenlerin bildiği gibi, Rüzgar, debelenerek, kendi kendine uyumaya alışkın, neredeyse doğduğundan beri... Feci gazlı geçen ilk dört ayı bunun dışında tutuyorum çünkü o zamanlar "nasıl bir alışkanlık yerleştirebilirim"den çok, "bebeğim nasıl bir buçuk saatten fazla uyuyabilir" adlı alanda sınır tanımayan deneysel çalışmalar içindeydim. O kadar yorgun, uykusuz, endişeli ve gergindim ki, yarım saat… Okumaya devam et Anneannesi ve Rüzgar, Part II
Beyaz yalanlar…
Akşamları, babası Rüzgar'a iki kitap okuduktan sonra gece ışığını kapatır, bir süre beraber yatarlar ve sonra, baba genelde bir bahane ile odadan çıkar. Bu aşamadan sonra Rüzgar ya beni ister, ya da kendi kendine debelenerek uyur. Beni istediği zaman, ben de çoğunlukla bir süre yatıp onunla sohbet ettikten, ninni söyledikten sonra yine mazeret uydurarak çıkarım. Psikologlar,… Okumaya devam et Beyaz yalanlar…
Benim kibar, düşünceli (?!) oğlum.
Geçtiğimiz hafta sonu, genelde her hafta sonu olduğu gibi, Urla'ya, eşimin ailesinin yazlık evine gittik. Dönüşte, eşimin teyzesi de bizimle İzmir'e gelmek istediğini, mahzuru olup olmadığını sordu. Böylece de Rüzgar'ın mitlerinden birine dokunmuş oldu bilmeden kadıncağız. Mitler şunlar: 1- Arabalarım benimdir, onları ancak keyfim çok çok yerindeyse paylaşabilirim. Hatta çok beğendiysem, senin arabaların da benimdir. Yalnızlıktan… Okumaya devam et Benim kibar, düşünceli (?!) oğlum.
Gece rutini
Akşam babanın işten eve gelmesiyle, Rüzgar'in babayla geçireceği yaklaşık iki saatlik zamanı başlar. Önce bir güzel kudurulur, odada basketbol oynanır, sonra yıkanılır, beyefendinin keyfi yerindeyse tuvalete oturulur, değilse bu bölüm pas geçilir, dişler fırçalanır, gece ışığı açılır, seçilen iki kitap okunur... Baba : Rüzgar'cım, sana Bebek Koala'nın yeni bir macerasını aldım, okuyalım mı? Rüzgar: Eveettt Kitap,… Okumaya devam et Gece rutini
Anneannesi ve Rüzgar
Aslında bu defa konu, Rüzgar'dan ziyade, annem ve onun inanılmaz naifliği:)) Dün doktora gitmiştim, bu yüzden okuldan anneanne aldı Rüzgar'ı. E tabi bizimki biraz bozum olmuş. "Annem nerde, neden gelmedi" diye kafa ütüleyip durmuş. Ben akşamüzeri eve geldiğimde asayiş berkemaldi. Ancak akvaryuma göz atmamla, balıkların evrim geçirerek birer Lagocephalus'a (http://en.wikipedia.org/wiki/Lagocephalus) dönüştüklerini görmem bir oldu. Nedenini hemen çözdüm;… Okumaya devam et Anneannesi ve Rüzgar